Son Dakika
Hani Benim Stadım?

Hani Benim Stadım?

Türk futbol tarihinin en köklü kulüplerinin bulunduğu şehrin çocuğuyum. Burada doğdum, Allah izin verirse burada öleceğim. Çocukluk yıllarımı sokak aralarında mahallenin futbol düşmanı Ayşe teyzelerine, Hasan amcalarına rağmen top koşturarak geçirenlerdenim. O yıllarda hepimiz tuttuğumuz takımın formalarını giyer atıverirdik kendimizi sokaklara. Özendiğimiz futbolcuların isimleriyle seslenirdik birbirimize. 3-5 tane taşı üst üste koyar kale kurardık. Bir de büyük bir hevesle para biriktirip kaliteli top alırdık oynamak için. Ama ömrü uzun sürmez, mahallenin amcaları ve teyzelerinin bıçaklarından nasibini alırdı. Bazen mahallenin esnafları da topumuzdan nasibini alırdı cam, çerçeve iniverirdi aşağıya. Ne olursa olsun küsmezdik futbola ve yine kaldığımız yerden devam ederdik... Kimi zamanlar da ailelerimizden yalvar yakar izin alarak okul bahçelerine veya halı sahalara koştururduk. 10-15 yıl önce daha saf ve temizdi herşey. Belki de bize öyle geliyordu. Çoğu insana göre bir spor dalı olan futbol, benim gibi insanlar için bir tutkudur. Ve bu şehirde o kadar çok futbol tutkunu var ki... O yaşlarda babam ve amcam elimizden tutup statlara götürürdü. Daha çok bağlanırdık futbola ve aşkımıza. Şimdiyi sorarsanız ne babam kaldı o statların ön saflarında ne de amcam. Aile büyüklerimiz gibi binlerce insan yok artık piyasada, nedeni ise apaçık ortada. Günümüzde futbol; siyasi oyunların oynandığı, kirli paraların döndüğü, karanlık adamların yönettiği bir sektör haline geldi ne yazık ki! Bu oyunlara boyun eğenler kazandı, dik kafalılar hep kaybetti. Ve bu oyunlara“Eyvallah”diyen şehirlere statlar, tesisler, spor kompleksleri, salonlar yapılırken"Üvey Evlat İzmir"yine vurdu dibe. Statlarımızın hali içler acısı, tesis desen tesis yok. Günümüzün çocukları futbolu sokak aralarında oynamıyor. Statlara gitmek için heveslenmiyor. Futbolu sanal oyunlarda oynayıp, televizyonlardan izliyor. Ben o coşkulu günleri geri istiyorum. O meşale kokan, şampiyonluk şarkıları söylenen, aşkın en saf halinin yaşandığı o stadımı geri istiyorum. Şimdi Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’a sesleniyorum. “Her gün kendi partinizin himayesi altında olan şehirlerde spor adına temeller atıyorsunuz. Statlar için kazma vuruyor, spor için sahalar açıyorsunuz. O kadar yoğunsunuz ki verdiğiniz sözleri dahi unutuyorsunuz. Eğer bir gün yolunuz düşerse İzmir’e de uğrayın (!). Ünvanınızda bulunan “Gençlik”i görün, “Spor” adına yapılması gerekenleri yapın. Siyasi oyunlarınızı bir kenara bırakıp görevinizi belirli şehirlerde değil, tüm şehirlerde yerine getirin. Alsancak ve Atatürk Statları yıkıldı, yıkılacak! Verdiğiniz sözü yerine getirmek için ne bekliyorsunuz?”   yigitYiğit İmirdoğan  

Yorumlar (0)

Yorum Yaz