Zirveye yelken açtık

Zirveye yelken açtık

Göztepe’nin Portekizli yıldızı Andre Castro, Galatasaray maçını kazanarak Süper Lig’de zirveye bir adım daha yaklaşmak istediklerini söyledi.

14 yıl sonra geri döndüğü Süper Lig’de adından söz ettiren bir takım olmayı başaran Göztepe, devrenin son maçında pazar günü Galatasaray’a konuk olacak. Kazanırsa ilk yarıyı bir anda üst sıralarda bitirme şansı olan Göz Göz, kaybederse rakiplerinin puan kaybına göre devreyi 6. ya da 7.sırada bitirecek. Hedefler açısından bu denli kritik bir karşılaşma öncesi sarı kırmızılıların Portekizli yıldızı Andre Castro, 9 Eylül Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulundu. Dünyanın sayılı akademilerinden Porto altyapısında yetiştikten sonra Türkiye macerasına 2013 yılında Kasımpaşa’da başlayan 29 yaşındaki Portekizli orta saha, sezon başında Süper Lig’in yeni takımı Göztepe’ye adım attı. “Süper Lig’de kendini kanıtlamış bir futbolcu olarak, lige yeni katılmış bir takıma katılman kariyerin açısından risk miydi?” sorusuna “Kesinlikle hayır” diyen Castro, “Kadromuza baktığınızda hiç çaylak bir ekip olmadığını görebiliriz. Beto, Peybernes, Gouffran, Scarione, Sabri, Selçuk gibi usta oyuncular hangi takımda var acaba” cevabını veriyor. Deneyimli orta sahanın keyifli röportajından satır başları şu şekilde:

 

G.Saray stresli bizde baskı yok

Bazı şeyler güzel olduğunda, zaman hızlı geçiyor. Ligin ilk yarısı da bizim için çok keyifli geçti. Umarım ilk yarının son haftasını da galibiyetle kapatıp güzel başladığımız sezonu harika bitiririz.
Galatasaray’da bir teknik direktör değişimi yaşandı. Taraftalarının karşısında kazanmak isteyecekler . Maça oldukça stresli çıkacaklar. Bizim en büyük avantajımız üzerimizde baskı olmayışı. Her zaman olduğu gibi sahaya keyif almak için çıkacağız. Oyundan zevk aldığımızda galibiyet kendiliğinden geliyor. Özellikle deplasmanlarda rakipler hücum oynadığından, dış sahada daha rahat hücum yapıyoruz ve skor alıyoruz. G.Saray deplasmanında da 3 puan alacağımızı düşünüyorum.

 

Bu sezon daha ofansifim

Ligin ilk haftalarında orta saha ikilisinde görev alırken, Oscar Scarione’nin sakatlanması sonrası son haftalarda hücuma daha yakın oynuyorum. Kariyerimde skor olarak en çok gol attığım ilk yarıyı geçiriyorum. Ön liberolar Selçuk ve Rotman’ın önünde 10 numara pozisyonunda daha rahat hareket edebiliyorum. Daha önce Kasımpaşa’da bir dönem yine forvete yakındım. Tamer Tuna Hocam bu şekilde karar verdi. İyi ki de böyle düşünmüş, çünkü her futbolcu biraz daha forvete yakın olmak, gole yakın olmak ister.

Göztepe’nin yeni transferi o olacak

Oscar Scarione’yle çok yakın arkadaşız. Kasımpaşa’da 3 sezon birlikte oynadıktan sonra Oscar, İsrail’e transfer oldu. 1 senedir onu görmemiştim. Gerçekten özlemişim. Hem saha içindeki yaratıcı futbolunu, hem de dostluğunu. Şu an pozisyon olarak birbirimize rakip olarak görünebiliriz ama kesinlikle Scarione’nin çok farklı özellikleri var. Yaşadığı sakatlıktan dolayı ilk yarı bekleneni verememiş olabilir ama ikinci devre Göztepe’nin yeni transferi Oscar Scarione olacaktır.

 

Kırılma anı Trabzon maçıydı

Sezona 1 beraberlik ve 1 mağlubiyetle başlamıştık. Şu an düşündüğümüzde sezonun en önemli maçı ilk galibiyete ulaştığımız 3.haftadaki Trabzonspor mücadelesi diyebilirim. Bize bir ivme kazandırdı ve yakaladığımız havayla buralara kadar geldik. Pazar günü oynayacağımız Galatasaray karşılaşması da hedeflerimiz açısından kritik bir mücadele olacak.

Türkçe’yi söktü

Türkiye’deki 5.yılıma giriyorum. Konuşulan bir çok cümleyi anlayabiliyorum ve cevap veriyorum. Ailemle bir alışveriş merkezine gittiğimde derdimi anlatacak kadar konuşabiliyorum. Ama yine de Türkçe’yi daha ilerletmek isterim. 1-2 yıl içinde dile tamamen hakim olacağım. Eşim ve 2 yaşındaki çocuğum da Türk kültürüne alıştı. Ailem burada olmaktan çok mutlu. Hatta 4 yıl yaşadığımız İstanbul’u unuttuk bile. İzmir’i daha çok sevdiğimizi söyleyebilirim.

F.Bahçe ısrarcı değildi

Yaz döneminde Kasımpaşa’dan ayrılmaya karar vermiştim. O dönem bazı transfer söylentileri çıktı.
Fenerbahçe’nin ilgisi oldu ama yeteri kadar ısrarcı değildi. Göztepe’nin projesini dinledim ve dahil olmak isteyeceğim, savaşmayı arzuladığım bir kadro oluştu. Beto, Peybernes, Sabri, Selçuk, Gouffran gibi oyuncuların da takımda olduğunu görünce hayır demem oldukça zordu.
İyi ki Göztepe’ye gelmişim diyorum. Oynamaktan keyif aldığımız bir ekip oluşturduk.

 

Beşiktaş’a benzetiliyoruz

Göztepe’nin nasıl bir futbol oynadığını tarif edin derseniz, Portekiz ekolüne yakın cevabını veririm. Çok iyi organize olmuş, oyuna hükmetmeyi seven, topu kendinde isteyen ve sürekli pas yapan bir anlayışımız var. Eksik yönlerimiz de var ama bunu Galatasaray maçı öncesi söyleyemem.
İyi yönlerimizi ortaya çıkarıp, eksik taraflarımızı saklamayı becerebiliyoruz. Oyunumuzu Beşiktaş’a benzeten de var. Ancak başarımızın sırrı sahaya pozitif futbol sergilemek ve bunu yaparken zevk almak.

Altyapıda Porto’yu örnek alabiliriz

Altyapısından yetiştiğim Porto, herkesin bildiği üzere dünya çapında bir akademi. Göztepe’nin de Torbalı’da bir altyapı tesisi yaptığını biliyorum. Benim buralara gelmemde Porto’nun nitelikli eğitiminin çok önemli bir yeri var. Aynı zamanda okul ve sporu bir arada götürmem benim için büyük artı oldu. 10 yaşımdayken Porto beni almak istemişti. Zaten çocukken Porto’yu tuttuğum için gitmek istedim. Scout’ları gerçekten çok iyi, dünya genelinde Porto için futbolcu takip eden yüzlerce kişi var ve müthiş bir yapılanma sözkonusu. Küçük yaştaki futbolcuları aileleriyle birlikte getiriyorlar ve çocukları mutlu etmek için çok büyük oyun alanları kurmuşlar. Eğitim konusunu da kendi okullarıyla hallediyorlar ki futbolcu okul dersleriyle antrenmanlar arasında sıkışmasın. 11 yıl boyunca orada çok güzel günler geçirdim.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz