Son Dakika
  • Göztepe, 70 Milyon 500 Bin Lirayı Kasasına Koydu
    Süper Ligde 14 yıl sonra mücedele eden Göztepe, ligdeki performansıyla 70 milyon 500 bin lira gelir elde etti.
  • Sepil: Türkiye, Göztepe'yi Tekrar Hatırladı
    Geride kalan sezonu başarılı tamamladıklarını söyleyen Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, “Bu sezon Türkiye, Göztepe’yi tekrar hatırladı” dedi.
  • Marmaris'te 22 Madalya
    16-20 Mayıs tarihlerinde Marmaris'te düzenlenen Aquamasters Yüzme Yarışları'na 3 kadın 7 erkek olmak üzere toplam 10 sporcu ile katıldık.
  • Göztepe lige damga vurdu
    Süper Lig'de 14 yıl aradan sonra mücadele eden ve otoritelerin küme düşmeye aday takımlar arasında gösterdiği Göztepe, 2017-2018 sezonunu 49 puanla 6. sırada tamamlayarak müthiş başarı sağladı.
  • Alkışlar Göztepe'ye
    Spor Toto Süper Lig'de şampiyon Galatasaray'a evinde 1-0 yenilip sezonu 49 puanla 6. tamamlayan Göztepe, ilk yılında gösterdiği performansla alkış aldı.
  • Göztepe'nin Konuğu Galatasaray
    Süper Lig'de 34. ve son hafta karşılaşmasında Göztepe, Galatasaray'ı konuk edecek.
  • Göztepe’den İzmir Ms Derneği’ne Anlamlı Destek
    30. yılını çeşitli farkındalık etkinlikleri ile kutlayan İzmir MS Derneği’ne bir destek de Göztepe Spor Kulübü’nden geldi.
  • Göztepe ile Galatasaray 52'nci Randevuda
    Şu ana kadar oynanan 51 lig karşılaşmasında Galatasaray 27 kez Göztepe'yi mağlup etti. İzmir temsilcisi de 11 maçta Galatasaray'a geçit vermedi. İki köklü kulübün 13 maçında ise eşitlik bozulmadı.
  • Galatasaray Maçını Cüneyt Çakır Yönetecek
    Spor Toto Süper Lig'in 34. haftasında Göztepe'miz ile Galatasaray arasında oynanacak olan müsabakayı İstanbul bölgesinden Cüneyt Çakır yönetecek.
  • Göztepe, İstanbul şanssızlığını kırmak istiyor
    Süper Lig’in son haftasında Bornova Stadı’nda Galatasaray’ı konuk etmeye hazırlanan Göztepe, bu sezon İstanbul takımları karşısında ilk galibiyetini almak için sahaya çıkacak. Geride kalan 33 haftada İstanbul temsilcileriyle 9 kez karşılaşan İzmir ekibi, bu maçlardan galibiyet çıkarmayı başaramadı.
Ve Huzurlarınızda 2018 Model Göztepe

Ve Huzurlarınızda 2018 Model Göztepe

14 sezon aradan sonra Süper Lig’e adım atan Göztepe ligin ilk yarısının en flaş takımıydı. Deplasmanda 3-1 kaybettiği GS maçının ardından ilk yarıyı beklentilerinin 10 puan üzerinde 30 puanla ve altıncı sırada tamamladı. Göztepe, Süper Lig’e de çok katkıda bulundu, katma değer kattı. Türkiye’nin üçüncü büyük kenti İzmir’in iklimini, havasını, suyunu Türkiye ile buluşturdu.

İKİNCİ YARIYA DA İLK YARI GİBİ BAŞLADI

İzmir’in sarı kırmızlıları tıpkı ilk yarının ilk iki maçında olduğu gibi ikinci yarıya da bir mağlubiyet bir beraberlikle başladı. FB karşısında uzatmalarda yediği golün benzerleri de var ve tamamen son anlardaki konsantre kaybının ve arkaya yaslanmanın sonucu. Tamer Hoca bu konuda antrenmanlarda ve mental hazırlıklarda daha da uyarıcı olmalıdır. FB karşısında golü yedikten sonra beraberliği bulabilmesi takdire şayan, bunu da not edelim. Teknik ve taktik analize devam edeceğim ama önce lig arasına ve transferlere bakalım…

LİG ARASI VE ARA TRANSFERLER; YUVADAN UÇAN ADİS

Göztepe ara transferde on biri sınırlı takviye ve domine edecek isimler üzerinde durdu. Defans ortasında görev yapan ve Fransız liginden gelen Peynerbes verimli olamayınca gönderildi. Bu bölgede onun gibi Hakan’ın da uzun süren sakatlığı ve yararlanılamaması ilk yarıda bir handikap oluşturdu. Kadu ve Kosanoviç’in birinin yokluğunda son maçta olduğu gibi yer yer Leo bu açığı kapattı. Şimdi ara transferde bu bölgeye Tamer Hoca’nın son basın toplantısındaki tanımıyla “lider özellikli” bir stoper olan Reis geldi Brezilya’dan. Demek ki ilk on birde düşünülüyor. Bu durumda Kadu veya Kosanaviç’ten birinin sakatlık, formsuzluk ve ceza durumlarında hocanın eli dar kalmayacak. Reis’in benzer durumlarında da aynı durum geçerli tabii. Kısaca geri dörtlünün ortası kaliteli bir alternatifli düzeye sıçramış oldu. Bu arada üç oyuncunun da hazır olduğu durumlarda belki de üçü de forma şansı bulacak, birisi kaptan Selçuk’un yanına çekilecektir.

Karabükspor’daki bir buçuk sezonda ve öncesinde Avrupa’da kendini kanıtlamış istikrarlı bir futbolcu olan Poko da on bire monte olan başka bir isim. FB maçında oyuna girer girmez attığı usta işi gollerin tekrarı da asistleri devam edecek kanısındayım. Forvet arkasında iş yapacak bir futbolcu. Hem de genç, ciğerli.

Bir de Demba Ba geldi. Kayserispor maçında protokol tribününde maçı izleyen ve BJK forması giydiğinde tribünlerin sevgilisi olan Senegalli ile biraz sohbet de ettik, imzayı 31 Ocak’tan önce atacak. Bakalım Jahoviç’in yerini doldurabilecek mi? Çin’de ayağı kırılmıştı, uzun süre de forma giyemedi. Senegallinin gelişi, Jahoviç’in yuvadan uçmasının kanıtıydı! Jahoviç’in kulüple transfer uzatımında iki aydır anlaşamaması isteyeni de olunca daha erken gönderilmesine neden oldu. Bunda Göztepe başkanı Sepil’in hiçbir futbolcuyu takımın ve kulübün üzerinde görmek istememesinin rolü çoktu. Sonunda Makedon golcü Konyaspor’la 2,5 yıllık sözleşme imzaladı.

Jahoviç hem Göztepe’nin Süper Lig’e çıkmasında önemli katkıda bulundu hem de yeni çıktığı Süper Lig’de daha ilk yarıda düşme potasından uzakta bir yerlere demir atmasında. İlk yarı sonunda Gomis ve Burak’la gol krallığı listesinde baştaydı 14 golle. Şimdi de onların ardından üçüncü sırada. Endsütriyel futbol böyle bir şey; BJK Cenk’i, Göztepe çok sevdiği Adis’i gönderebiliyor! Göztepe camiası sevimli uzunu çok şey kattığı kulübün tarihine altın harflerle yazmalıdır.

Reis, Poko gibi yeni transferlerin bir katkısı da takımda rekabeti arttıracak olmasıdır. Forma savaşı iyidir. Takımda iyi giden arkadaşlık havası bozulmadan yaşanacak rekabet Göztepe’nin lehine olacaktır. Bu noktada Tamer Hoca’nın lig arasında bir de takım içinden transfer yapmasını beklerdim! Ancak bunun olamadığını görüyorum. Bu ne demek? Örneğin ilk yarıda pek forma şansı bulamayan Ngado, Doğanay, Muhammed’den birinin ilk on bir için kazanılması… Ghilas’ın da bir türlü düzelmeyen sakatlığının tedavisi ve mental hazırlığı… Öte yandan ısrarla şans verilen “kısır inek” Gouffran’ın bir türlü istenilen düzeye getirilememesi… Keza Scarione de öyle. Ömer’e Demba Ba’nın adaptasyon sürecinde çok iş düşebilir, o yüzden vites yükseltmeli. Bir teknik direktörün bu açıdan da takıma katkıda bulunması beklenir.

KAYSERİSPOR KARŞISINDAKİ GÖZTEPE

Yeni transferlerden sadece Poko’nun ilk on birde başladığı (zaten diğerleri henüz imza atmadı ve çalışmalara başlamadı, bu hafta da forma giymeleri beklenmiyor) son Kayserispor maçına bakalım biraz da. Tamer Hoca her zamanki klasik tertiple çıkardı takımı sahaya. Geri dörtlüde iyileşen takımın sigortalarından Traore sol bekteki yerini alırken sarı kart cezalısı Kadu’nun yerine Leo vardı. Rotman kesilmiş, yerine Poko monte edilmişti. 20. dakikada gelen beklenmedik gol Göztepe’nin planlarını alt üst etti. 25 metreden topu önünde bulan Stephane, gözüne gelen güneşle birlikte Beto’u avladı. İlk yarıda forvette Jahoviç çok yalnız kaldı. Selçuk ve Kosanoviç’in uzun toplarıyla buluşan veya buluşmaya çalışan bu oyuncu hareketlendiğinde sağına veya soluna paralel koşu yapacak kimse göremedik. Hücumda çoğalamayınca da seken bütün toplar rakipte kalmaya mahkum. Tamer Tuna’nın bu tabloyu değiştirmek için neden ikinci yarıyı beklediğini ve 25 dakikayı boşa geçirdiğini anlayamadım. “Oyuncu değiştirmek” demek istemiyorum ilk yarıda; demek istediğim oyun içinde beklenmedik durumlarda gerekli eksiklikleri görüp çabuk müdahale etmek. Tamer Hoca’nın bu bağlamda Ömer’i neden 89’da oyuna aldığını da anlayamadım! Rakip 79’da on kişi kalmış, maçın sonuna uzatmalarla 15 dakika var daha. Kırmızı kart çıkar çıkmaz Ömer’i çıkarıp hemen oyuna almalıydı. Bu gecikme belki de iki puana patladı. Bu arada maçın ilk yarısındaki geri pas trafiği tribünleri bayılttı! İlk kırk beş dakikada Beto’ya en az on uzun geri pas gördük. Tamam, rakip merkezi kapatıyordu ama kanatlara doğru açılmak yerine neden hep geri pas? Bunu biraz çalışmak gerek antrenmanlarda.

Burada bir parantez açıp konuk Kayserispor ve FİFA kokatlı hakem Fırat Aydınus’a değinelim. Ligin üst sıralarındaki konuk takıma bu kadar yere yatmak, bu kadar sakatlık numarası yapmak da aşırı sertlik de yakışmadı. İlk yarının son 10 dakikasında tam altı Kayserili oyuncu yere yattı ve ağır ağır sahadan çıktı. Hem de hiç mahal yokken! Bir hakem de oyunu bu kadar irite eden bir takıma o kadar prim vermemeli, kırmızı kart için (o da ikinci sarıdan) 79’a kadar beklememeliydi. Futbolu futbol olmaktan çıkarmak bu kadar cezasız kalmamalı. FİFA kokartlı bir hakemin standardı “Avrupa” olmalı. Maç bittikten sonra ikinci sarıdan ikinci kırmızı artık işin şov tarafıydı. Castro’nun iki atağında Kayserispor defansının ceza alanındaki voleybolvari el kol hareketleri de cezasız kaldı! Biri yüzde yüz penaltıydı. Aydınus kendini gözden geçirmeli, MHK de belki onu bir hafta dinlendirmeli (Bu bağlamda hakemlerle ilgili konuşmama ilkesini sürdüren Tamer Tuna’yı kutluyorum).

Sabri ve Tayfun formayı özlemiş. Nitekim oyuna girer girmez bu ikilinin enfes“düetini” izledik. Sabri çok güzel uzattı, çaprazları seven Tayfun da topu adeta kaleye gömdü kalecinin şaşkın bakışları altında. Bu ikili gerektiğinde takıma katkıda bulunabilecek isimler olduğunu gösterdi. “Yalnız kovboy” Jahoviç’in golden önce kalecinin parmak uçlarıyla üstten kornere çeldiği nefis frikiği de alkışı hak etti. Kayserispor karşısında çok çalışan isimlerden Castro gününde değildi, altı pas civarında önünde bulduğu iki topu gol yapamadı. Hele ilk yarı biterken sağdan Poko’nun çok güzel söküp kestiği topun kaçarı yoktu. Tamer Hoca’nın belki biraz da ceza alanında kapalı defans karşısında önü kapalı ve arkası dönük son vuruş çalışması yaptırması iyi olacak. Halil muhtemelen bu haftadan sonra kesik yiyebilir ama gerektiğinde oynayacak bir futbolcu, küsüp kendini bırakmamalı. Çünkü bir kanat sıkıntısı var.

GÖZ GÖZ EN İYİSİNİ YAPMAYA MEYİLLİ

30 puanlı Trabzonspor, Kayserispor ve Göztepe, 19. haftayı 31’er puanla kapadı. Haftaya Göztepe, zor deplasmanda Trabzonspor karşısında. Oyunu birinci bölgede kabul etmeyen ve ikinci-üçüncü bölgeye yıkacak bir Göztepe en az bir beraberlikle dönebilir evine. Kesinlikle ilk golü yemeyi değil, atmayı düşünmeli. Önde basmalı. İlk topları almalı ve rakibin oyununu bozmalı. Tamer Hoca, son maçtan sonra “iyi yoldayız” dedi, yol uzun. Bir maç ligin sonu değil. Ancak ilk yarıda üst sıralardaki takımlarla mücadelesinde geride kalan Göztepe bu yarıda da aynı akıbete uğramamalı.

Göztepe’nin performansına göre yedi-on üç arasında bir yerde ligi tamamlayacağını çok önce yazdım. İkinci yarıdaki performansa ve tabii rakiplerin de performansına baktığımda 2018 model Göztepe için düşüncelerim çok fazla değişmedi; belki bu takım beni mahcup edip Kayserispor ve Bursaspor gibi takımları da geride bırakarak ligi en iyi şekilde altıncı olarak tamamlar (Ancak Adis’in gidişi takımı nasıl etkileyecek, analizim buna bağlı). Bu büyük sükse olur yine de. Ligin ilk beş sırası şimdi olduğu gibi gider kanısındayım.“Ligde kalma” hedefiyle lige başlayacaksın ve değil düşme korkusu, üstlerin hemen altında ligi tamamlayacaksın; Süper Lig’e hem renk getirip hem de hemen her takımın korkulu rüyası olacaksın. Bu da hem yönetim, hem teknik heyet, hem de futbolcular açısından küçümsenmeyecek bir başarıdır. Bu takım “Göztepe’yi Süper Lig’e tutunduran takım” olarak tarihe geçecektir.

Başta Yalı olmak üzere taraftarın da hakkını teslim edelim; Göztepe, “Göztepe” ise çorbada taraftarın da tuzu var. On ikinci adam olarak deplasmanda dahi esamesi okunuyor. Mağlup durumdayken de takıma moral veriyor. Islığı hak eden futbolcuyu bile ıslıklamak yerine bağrına basıyor, kanmaya çalışıyor.

Kaynak

Muzaffer Ayhan Kara

Odatv.com

Yorumlar (0)

Yorum Yaz