Son Dakika
  • Beto'nun gözyaşları
    Göztepe'ye geldiğinden bu yana gerek performansı gerekse formasına sahip çıkmasıyla sarı kırmızılı taraftarların gönlünde taht kuran Portekizli kaleci Beto maç sonrası gözyaşlarına boğuldu.
  • Tamer Tuna: "Büyük bir bedel ödüyoruz"
    Spor Toto Süper Lig’de Göztepe’mizin , BB.Erzurumspor’a kaybettiği maçın ardından konuşan Teknik Direktör Tamer Tuna, “Büyük bir bedel ödüyoruz” dedi.
  • Göztepe'de savunma çöktü! Tamer Tuna düşünceli...
    Spor Toto 1'inci Lig'de cumartesi günü Bornova Stadı'nda önemli rakibi Büyükşehir Belediye Erzurumspor'la kümede kalma yolunda kader maçlarından birine çıkacak Göztepe'de savunma adeta çöktü.
  • Mehmet Sepil Amerika'dan TrtSpor'a Açıklamalarda Bulundu
    Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, TRT Spor'da telefonla katıldığı canlı yayında dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
  • Göztepe tükeniyor
    Spor Toto Süper Lig'de Çaykur Rizespor deplasmanından 1-0 mağlup dönerek rakibi Bursaspor'un Trabzonspor'a evinde kaybettiği haftada yine puan alamayan ve düşme hattından çıkamayan Göztepe için zaman daralmaya başladı.
  • Maçın ardından
    Tamer Tuna:"Göztepe'nin ligde kalışına odaklanmış durumdayız. Değiştirmek istediklerimiz için çalışıyoruz"
  • Şahlan Göztepe
    Süper Lig'de tutunma mücadelesi veren sarı kırmızılılar, bugün saat 16.00'da deplasmanda Çaykur Rizespor ile karşılaşacak. Teknik Direktör Tamer Tuna, "Kazanarak taraftarımızın gönlünü alacağız" dedi.
  • Göztepe'de Halil ve Alpaslan Rize'ye götürülmedi
    Göztepe'de Halil ve Alpaslan Rize'ye götürülmedi
  • Göztepe'de kaptan Beto devrede
    Süper Lig'de geçen hafta evinde Akhisarspor'a 1-0 kaybedip bitime 7 hafta kala düşme hattından kurtulamayınca taraftarlarla arası açılan Göztepeli futbolcular, Çaykur Rizespor deplasmanı öncesi adeta kenetlendi
  • Göztepe Başkan Vekili Papatya: Üzüntülüyüz ama ümitsiz değiliz
    Spor Toto Süper Lig'de geçen hafta evinde son sıradaki Akhisarspor'a 1-0 yenilerek bitime 7 maç kala düşme hattından kurtulamayan Göztepe'de Başkan Vekili Talat Papatya, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel açıklamalarda bulundu.
GÖZTEPE’NİN ÖĞRETTİKLERİ

GÖZTEPE’NİN ÖĞRETTİKLERİ

Geçen hafta zorlu fikstürlerin avantajlarından bahsetmiştik. Zorlu müsabakaların, sert virajların, buhranlı dönemlerin handikapları olacağı gibi, beraberinde birçok fırsatı da getireceğini anımsamıştık. Galatasaray deplasmanından bu yana geçen zamanda umudumuzu diri tutmamızın sebebi, Göztepe’nin bu tip zamanlarda dirençle ayakta durmasına çokça şahit olmamızdı. Yani umudumuzun dayanağı kuvvetliydi ve bizler birer hayalperest değildik. Göztepe bizleri yeniden haklı çıkardı.

Öncelikle sahada ne yaptığını bilen, takımca hareket eden, yardımlaşan, isteyen fakat bir türlü sonuca gidemeyen oyuncu grubunun 3 puana ne kadar susadığına şahit olduk. Takımın, maç öncesi ısınmasına çıkarken son 2 haftanın gerginliği yüzünden hissediliyordu ama gerginlikten çok hissedilen duygu “kendini ispatlama” arzusuydu. Sınava çok çalışan ve cevapları bilen öğrenci sınavdan önce gerilir derler ya, işte Göztepe de aynen öyleydi. Bir an önce sahaya çıkıp son 2 haftanın acısını çıkarma isteği tavan yapmış durumdaydı. Bu istek ve arzu sayesinde midir bilinmez son zamanlarda bizimle olmayan “futbol şansı” da maçın başlamasıyla birlikte yanımızda yer alıyordu. Çok çalışan her öğrencinin şansa da ihtiyacı olur, o şans bu defa bizimleydi.

Galatasaray deplasmanında gösterdiği performansla bu haftanın 11’inde yer almayı garantileyen Alpaslan ve Borges orta alan göbeği ikilisiyle maça başladık. Cezasının bitmesiyle yeniden kaleye geçen Beto ile birlikte zaten oldukça uyumlu gözüken ve performansıyla şimdiden güven veren geri 4’lümüz daha da kuvvetlenmişti. Tayfur’u orta alanda serbest bırakırken, Halil ve Yasin’i kanatlara monte ederek ve mecburen Deniz’i de ileriye atarak sahaya dizilen bir Göztepe vardı yine. Deniz geçen haftaki gibi merkezde çakılı olmak yerine orta alana nispeten daha yakın oynadı bu hafta. Sahte 9 gibi konuşlanarak, rakibin 2 stoperinden birini ve merkez orta sahalarından birini meşgul ederek kanatlarımıza alan açmaya çalışan bir görüntü verdi. Baskılı oynayacağı tahmin edilen İstanbul ekibinin bekleri bu sayede oldukça rahat ileriye çıkamadı ve bu bizim beklerimizi orta çizgiye daha rahat çekebilmemizi sağladı. Yasin ve Halil top almak için geriye gelmektense, önünde boş alanı bulan beklerimiz topu daha etkin servis edebildiler.

Rakip Ayew’i serbest bırakıp, top yeteneği yüksek Elif’i 8 numarada, Topal’ı da dağıtıcı olarak kullanarak orta sahayı ele geçirmeye yönelik oynadı. Gassama’nın Alper’i etkisizleştirmesinin ardından topu kanatlara açmak yerine merkezi kontrol etmeyi tercih ettiler, bunda da başarılı olduklarını söyleyebiliriz. Bunun temelde 2 sebebi vardı. 1.’si; takım halinde git gel yapmaya çalışırken, alan kaybetmemek adına 2 stoperimizi de orta alandaki hava topu mücadelesine sokamayışımızdı. 2.’si ise kenarda oynamaya alışmış Tayfur’un kısıtlı alan hakimiyet bilgisiydi. Tayfur’dan boşalan her alana rakip direkt olarak yerleşti. Dikkat edersek rakibin biri hariç tüm tehlikeli pozisyonları doğrusal hücumla gelişti. Tıpkı mahalle maçlarındaki gibi orta alanda yaptıkları 1’e 2’lerle 2. Bölgemizi rahatça geçip tehlike yarattılar. Havada ve dar alanda etkili fakat fiziki yapıları gereği boş alanda çabuk olmayan stoperlerimiz karşısında bu hücumlar bize sıkıntı yarattı diyebiliriz.

Hücum yediğimiz anlarda ayağa top yapamamaya başladığımız anlar oldu. Bu anlarda takımlar tabiri caizse kavgacı orta sahalara ihtiyaç duyar. Yükselen topu karşılayan, indiren ve boşa dağıtarak takıma nefes aldıran orta sahalar oyunun şeklini belirler. Alpaslan ve Borges bu noktada bize o nefesi o kadar profesyonel aldırdılar ki, hem takımın öz güvenini bu tehlikeli anlarda yukarı çektiler hem de taraftarı oyun içine daha bir ateşli soktular. Ortada kalan topları kavga edip almak bu tip zamanlarda bize ateşleyici güç oldu. Takım olarak sahip olduğumuz takımca hareket etme felsefesi bize hızlı hücumlarla tehlike yaratma fırsatı doğurdu. Orta alanda pek olmasa da çizgileri kontrol altına alıp içe kat ederek, Deniz’in boğuşarak boşalttığı penaltı noktalarına topu çevirdik çok kez. Takımca doğru zamanda doğru yerde olsaydık golü bu şekilde bulmamız sürpriz olmazdı.

Deniz’in de yorulmasıyla birlikte kaleye gidememeye başladığımız anda ise o muazzam füze geldi. O füzeyi yollayan oyuncu da senelerdir çalışan, emek veren ve daima isteyen bir öğrenciydi. Bunu yalnızca futbol şansıyla açıklamak yanlış olur. O vuruşun çalışılmış olduğu her açıdan belliydi. Halil’e ne mutlu ki, bağrından kopup geldiği takımının en ihtiyacı olduğu an da böyle bir kariyer golü attı. Bu gol şimdiden tüm Göztepelilerin uzun yıllar konuşacağı goller arasında yer aldı bile. Tebrikler Göztepe’nin çocuğu. Senin azmin tüm altyapımıza örnek olsun.

Sezon başlarken bu 3 maçlık seriden 4 puan beklemek gerçekçilik olurdu. Dolayısıyla hedeften ve gerçeklerden uzaklaşmış değiliz diye düşünebiliriz. Yaralı ama kendinden emin tavrımız bize bu önemli galibiyeti getirdi. Nitelikli bir kadro ve daha iyi bir stat ambiyansıyla gelecek yıllarda sergileyeceğimiz oyunun ve yaşayacağımız zaferlerin bir ön izlemesine tanık olduk Cumartesi gecesi. Takım sahada ayakta durdukça tribünler de takımla birlikte daha da yukarı çıkacak. Bu karşılıklı ilişkiyi kurabilen takımlar daha büyük hedeflerden bahsedebilirler. Maç öncesinde, bu maç özelinde ortaya çıkacak tabloyu az-çok kestirebilenler, potansiyel Göztepe’yi de zihinlerinde canlandırabiliyorlar. Zorlu virajları ala ala düzlüğe çıkacak Göztepe çok yakında. Bunu görerek sabrımızı çoğaltıyoruz; herkesin göreceği günü bekliyoruz.

Tayanç Üşümezgezer

Göztepeliler.Com

Yorumlar (3)

  • Gözgözlee
    Harika analiz etmişsiniz tebrikler. Bu takım şans faktörü olmadan da rahatlıkla ligde kalır. Çok sağlam bir kadro kuruldu. Emeği geçenlere helal olsun.
  • Gözgöz
    Göztepemiz için çok değerli, doğru analizler içeren önemli bir yazı olmuş. Kaleme alanın eline sağlık.
  • seyyac
    Harika bir analiz. Gönülden tebrik ediyorum. Admin arkadaşlardan da yazının kim tarafından (ben biliyorum) kaleme alındığının yazılmasını rica ediyorum.

Yorum Yaz