Son Dakika
  • Göztepe'nin Ayak Sesleri
    Süper Lig'de Göztepe fırtınası esmeye başladı. Sezonun ilk 4 haftasında sadece 1 galibiyet alabilen sarı-kırmızılılar milli maç arasından sonra kendine geldi.
  • Yasin Öztekin Sosyal Medyayı Salladı
    Trabzonspor’u 2-1 mağlup eden Göztepe’de, takımının galibiyet gollerini atan Yasin Öztekin, ikinci golünü Cristiano Ronaldo tarzı kutlayınca Yasin’in gol sevinçleri sosyal medyada günün konusu oldu.
  • Göztepe deplasman kabusundan uyandı!
    Süper Lig'de son deplasman galibiyetini geçen sezonun 15. haftasında alan Göztepe, Trabzonspor'u 2-1 yenerek 11 deplasman karşılaşmasının ardından sahadan 3 puanla ayrıldı.
  • Penaltı yemeyen kaleci: Beto
    Göztepe'mizin Portekizli kalecisi Beto, Trabzonspor ile oynanan Süper Lig maçında Burak Yılmaz'ın penaltısını kurtardı. Beto kurtardığı bu penaltıyla hem 2-0'lık skoru korudu hem de müthiş bir penaltı istatistiğine imza attı.
  • Trabzonspor Maçının Ardından
    Teknik Direktörümüz Bayram Bektaş, 2-1 galibiyetimiz ile sona eren Trabzonspor karşılaşmasının ardından değerlendirmelerde bulundu.
  • 6. Hafta: Trabzonspor 1-2 Göztepe
    Göztepe'miz Spor Toto Süper Lig'in 6. haftasında Trabzonspor'a konuk oldu.
  • Trabzonspor Maçının Hazırlıklarını Tamamladık
    üper Lig'in 6. haftasında Trabzonspor'a konuk olacak olan Göztepe'miz bugün Trabzon'da gerçekleşen antrenman ile hazırlıklarını tamamladı.
  • Göztepe, Trabzonspor deplasmanında.
    Ligde geçen hafta Kayserispor'u mağlup ederek 2. galibiyetini alan Göztepe'miz, Trabzonspor karşısında 11 maç sonra deplasmanda üç puan almak için mücadele edecek..
  • Trabzonspor - Göztepe Maç Önü
    Göztepe'miz 6. hafta mücadelesinde Trabzonspor'a konuk olacak. Cumartesi günü saat 19.00'da Şenol Güneş Spor Kompleksi Medical Park Stadyumunda başlayacak olan maç öncesinde iki takımın bazı önemli istatistikleri...
  • Urla Günlüğü: 20 Eylül 2018
    Süper Lig'in 6. haftasında Trabzonspor'a konuk olacak olan Göztepe'miz bugün gerçekleşen antrenman ile İzmir'deki hazırlıklarını tamamladı.
YAPAMADIKLARIMIZ

YAPAMADIKLARIMIZ

En ihtiyacımız olduğu anda öyle bir galibiyet almıştık ki, olumsuz havayı hepten dağıtarak, rüzgarı tamamen arkamıza almayı başarmıştık. Saha içinde uygulayabildiklerimiz ve oyun akışının da yanımızda olmasıyla içeride alınan Malatya mağlubiyetini bir anlamda sıfırlamış ve hatta alt etmeyi başardığımız rakibin niteliği ile birlikte, iyi ki süreç böyle ilerlemiş demiştik. Alanya maçı öncesi ise, hafta içi gerçekleşen 2 santrafor transferine ek olarak uzun süredir takımın saha içi beyni Castro’nun da dönecek olmasıyla taraflı tarafsız herkes, deplasman dahi olsa Göztepe’nin alacağı 3 puanın sürpriz olmayacağının bilincindeydi. Gel gelelim sonuç böyle olmadı ve bir sürprizi yaşadık. Öncelikle saha içinde kalarak, hafta sonu içinde kaldığımız durumu, başarıp/başaramadıklarımızı ve eksik yönlerimizi konuşalım.

Evet, geçtiğimiz hafta çok önemli bir galibiyet aldık ve bu galibiyet bize adeta yakıt oldu, bizi ateşledi, bizi uyandırdı. Ve evet; doğru yaptığımız işler kadar, gerçekleştiremediğimiz saha içi isteklerimizin olduğu da aşikardı. Evet, galibiyet aldık ama bu galibiyeti vura vura maalesef ki almadık. Oyunu 30-35 dakika rakip sahaya yıkıp, rakip kaleyi abluka altına alarak bulmadık golü. Biz geçen haftaki galibiyeti hırsımızla, takım oluşumuzla, isteğimizle alırken 5 net pozisyon vermeyi de ihmal etmedik. Dolayısıyla oyunumuzda geliştirilmesi gereken yönler olduğunun, nihayetinde yeni bir takım olduğumuzun ve bir sürece ihtiyacımız olduğunun bilincindeydik, her ne kadar taraflı olsak da gerçekçi olmaya çalışan gözler olarak. Zorlu bir rakiple oynamanın dezavantajları kadar, kendimizi doğru test edebilmek gibi avantajları da vardır. Acı bir tecrübe yaşamadan bu testi geçip, yeni bir takım olarak, harika bir tecrübe yaşadık sonuç itibariyle. Bu tecrübenin de üstüne koyarak, arkamızda olan rüzgarın da etkisiyle, bunu bir deplasman 3 puanı ile taçlandırmamak için önümüzde hiçbir engel yoktu. Fakat işler istediğimiz gibi gitmedi.

Peki, yolunda gitmeyenler neler? Öncelikle takım halinde hareket etme isteğimiz kadar (bu istek çok önemli), takım halinde hareket edemeyişimiz söz konusu. Zaman zaman rakip üzerinde baskı kurmamıza ve oyunu ele geçirmemize rağmen, pas oyunundaki sonuç aksiyonlarımız başarısız oluyor. 4 maç sonunda attığımız takım golü sayısı 0. Bu gerçeği bir kenarda tutmalıyız öncelikle. Takım halinde savunma ve hücum yapmak dinamik bir takım olmanın getirisi fakat pas oyunuyla rakip alanda pozisyon bulmak öncelikle çalışılmış hücum setlerine, ardından birbiriyle maç oynamaya alışmış oyuncu grubuna, en sonda da (maalesef) bireysel yaratıcılığa bağlı. Hazırlık ve lig müsabakalarında sahaya çıktığımız orta saha ile Alanya deplasmanında sahaya çıkan orta saha arasında 2 ortak aktör var; Poko ve Halil. Poko’ya hücum anlamında özel bir sorumluluk yüklemediğimizi ve Halil’in de kontrollü hücum setinden ziyade açık alanda etkili olacağını düşünürsek, çalışılmış hücum setleri ve birbirine alışan oyuncu grubu faktörlerini maalesef göz ardı etmek zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla top ile ilişkisi kısıtlı ve topu ayağında tutamayan bir orta saha, deplasmanda oyunu rahatlatamayan bir takım doğuruyor bize.

Bir başka yolunda gitmeyen unsur, alan kontrolünü sağlamakta sıkıntı çekiyor oluşumuz. Popüler deyimle alanı parselleyemen bir takım söz konusu. Fenerbahçe maçında orta sahamızın boş olmasının yegane sebebi olan Tayfur’un (ki bir kanat oyuncusu olan, hatta sene başı beki yedekleyecek diye nitelendirilen bir oyuncu Tayfur) bu deplasmanda da sol iç olarak sahada oluşu bize çok ama çok alan kaybettirdi. Mücadelesiyle takımı ayakta tutan Alpaslan’ın da olmayışı ile birlikte orta alan hakimiyetini ev sahibine kaptırdık. Bayram Hoca elbette bu noktada bir karar verdi ve uyguladı. Bana göre yanlış bir başlangıç da olsa buna saygı duymak gerekir. Fakat eleştiri getireceğimiz bir nokta var ise o da; zaten orta sahayı tutamayan bir takım sahadayken ve Tayfur en başından beri yanlış bir tercihken, 60. Dakikada Tayfur’un çıkıp Jerome’un oyuna girmesiyle yarım yamalak sahip olabildiğimiz orta sahayı tamamen rakibe teslim etmemizdi. Bu gelişmeden sonra, yakaladığımız net pozisyonları da değerlendiremeyince golü kalemizde gördük. Golü yedikten 5-6 dakika sonra da orta saha etkinliğini arttırmak için apar topar oyuna Castro’yu soktuk. Dolayısıyla Bayram Hoca maç öncesi verdiği tüm kararlardan, farklı zaman dilimlerinde teker teker geri dönmek durumunda kaldı. Bu geri dönüş bize maç içinde zaman, saha dışında da moral kaybı olarak yansıdı. Fener maçında ötelediğimiz bu acı tecrübeyi maalesef Alanya deplasmanında, bu şekilde yaşamış olduk.

Bir başka konu ise hücuma çıkış yolumuz. Takım halinde hareket etmek istiyoruz ama başaramıyoruz demiştik. Ligdeki 4 maç bize gösterdi ki, kanatları etkin kullanmaya çalışan bir takım hüviyetindeyiz. Topu eveleyip gevelemeden kanatlara aktarma peşindeyiz, bu sayede hızlı skor üreten ve rakibi de kolay çıkarmayan bir takım oluşturmak istiyoruz. Fakat bunu ezbere yapmaya çalışıyoruz. Aynı anda iki kanattan da ilerlemeye çalışıyoruz. Oysa bu enerjimizi tek kanada yöneltsek daha etkin sonuç alabiliriz. Elimizde ligin belki de en iyi bek ikilisi var. Bu bekler harika pozisyon alıyorlar, rakip kanadı oyuna küstürüyorlar, kendi stoperlerini rahatlatıyorlar, takımı ileri çıkarabiliyorlar. Lakin birinin topla ilişkisi çok daha iyi: Gassama. Bu noktada hücuma çıkışımızı sağ bekten başlatıp, bas bas ben 6 numarayım benden 10 yaratmaya çalışmayın diyen Borges’i Gassama’ya yakın oynatıp pas oyununu arttırmayı başararak topu orta alana getirebiliriz. Topu çıkarmak için kendisine artık zorunda kalmadığımız Castro da bu sayede kendini ön sağ içe konumlandırabilirse, paralelinde oynayan kanat oyuncusuyla çizgiye inmemiz ve bu sayede pivot santraforumuz beslememiz daha kolay bir oyun olacaktır bizim için. Hücumumuzu tek kanada yığmamız, rakip savunmayı da tek bir noktada kümeleyebilir ve terse geçişleri topla ilişkisi iyi olan orta oyuncularımız sayesinde gerçekleştirebiliriz. Topla çıkışlarımızda planlı bir etkinlik gerçekleştiremiyor oluşumuz rakip için kolay tahmin edilen ve önlem alınabilen bir takım pozisyonuna sokuyor bizi. Oyuncu üzerinden kurmaya çalıştığımız oyunun işlemediğini görünce önce oyuncuyu oyundan almak maalesef devam eden maç içerisinde bize bir şey katmıyor. Hem oyuncuyu hem de oyunu aynı anda değiştirmek ise bırakın katkı vermeyi bizden çok şey götürüyor. 60 dakika yanlış oyuncuyla yanlış oyunu oynayan bir takım olarak Alanya deplasmanında yaşadığımız şey buydu diye düşünüyorum. Hem orta sahayı tutamayıp hem de oyunun boyunu uzattığımız anda ileriye attığımız topların duvara çarparak üstümüze geleceğini tahmin etmek zor değil. Doğru oyunu doğru oyuncuyla oynamalıyız.

Şimdi önümüzde 2 haftalık bir ara, geçtiğimiz 4 haftalık dilimde çıkardığımız bol bol ders ve daha da önemlisi oluşturmamız gereken saha içi etkinlikleri, dolayısıyla alınması gereken kararlar var. Bulunduğumuz konumu iyi idrak ederek, denizleri hatta okyanusları geçip önümüzde sadece bir derenin kaldığını görerek, kendimiz öteki sezona atarak kazanacağımız yeni niteliklerin farkında olarak düşünüp, silkelenip, uygulayabileceğimiz kararlar alıp yeniden ayağa kalkacağımız bir süreç bizi bekliyor. Oluşturulan bu kadronun sportif açıdan önemi oldukça büyük. Hepsi teker teker harika oyuncular. Sportif önemin yanı sıra özverilerle ve fedakarlıklarla yaratılan maddi değer ise “en az” sportif değer kadar kadar mühim ve günümüzün belki de en büyük gerçeği. Bu her açıdan önemli olan kadronun idaresi ve sevki de büyük sorumluluk ve emek gerektiriyor doğal olarak. Asla ve asla görüneni görmemek değil görünmeyeni görmek ve uygulamak bu pozisyonun olmazsa olmazı. Riske atmaya lüksümüzün olmadığı bu sezonda umuyoruz ki bunu aylar sonra bir iş kazası olarak nitelendiririz ve Malatya mağlubiyeti sonrası yaşadığımız Fener galibiyeti gibi “iyi ki” olarak hatırlarız. Göztepe’nin tüm unsurlarıyla bu sezonu layıkıyla tamamlayacak gücü var. Yeter ki sahadaki Göztepe doğru olsun.

Tayanç Üşümezgezer

Göztepeliler.Com

Yorumlar (5)

  • seyyac
    Harika bir yorum daha. Yine gönülden tebrikler. Fakat....? Bu yazıyı bir hafta sonra ki rakibimiz olacak Kayserispor hocası Ertuğrul Sağlam okusa Göztepe yi seyretmesine hiç gerek kalmaz. Bilmem anlatabildim mi?
  • ilker
    tebrikler,maç kritiği profosyonelce olmuş.ama Bayram hoca 3 dil biliyor.
  • Pinto
    GÖZ GÖZ GÖZTEPE. Yazanin eline sağlık.
  • Misafir
    Her hafta cok dogru tespitler yapiyorsun bravo
  • Berna - Varol
    Ellerine yüreğine sağlık nefis bir yazı olmuş. Goztepemizi çok iyi yerlerde görmek istiyoruz.

Yorum Yaz