Son Dakika
  • Göztepe’nin yabancıları formayı vermedi
    Son günlerde yabancı sayısı tartışmaları yeniden alevlenirken, ligde kalma savaşı veren Göztepe’de de yabancılar geride kalan haftalarda formayı vermedi
  • Göztepe’de iki sezon, iki farklı durum
    Geçen sezonu 6. sırada bitiren, ancak kadrosunu tamamen değiştiren Göz-Göz can derdinde
  • Tuna: Takımın golcü sorunu yok
    Sezon başından bu yana taraftarın eleştirdiği Jerome, Ghilas ve Deniz Kadah'a sahip çıkan genç teknik adam, "Bizim sorunumuz oyuncu değil. Problemin hücum organizasyonlarındaki pozisyon sorunumuzdan kaynaklandığı söyleyebilirim.
  • Son Düdüğe Kadar!
    Son 6 maçında 16 puan kaybederek düşme potasına girdiği Süper Lig'de sıkıntılı günler yaşayan Göztepe'de teknik direktör Tamer Tuna, 1-0 kaybettikleri Beşiktaş maçı sonrası camiaya umut verdi.
  • Göztepe futbol takımı tarihi Forum Bornova'daki Efsane Otobüs'te
    Göztepe futbol takımı tarihinden bir kesit olan Efsane Otobüs, İzmir Forum Bornova'da Göztepe taraftarlarına mağaza olarak hizmet veriyor.
  • Göztepe, 5 maçtır kazanamıyor
    Ligde alt sıralardan kurtulma mücadelesi veren ekibimiz, Beşiktaş mağlubiyetiyle galibiyet hasretini 5 maça çıkardı.
  • Tamer Tuna: "Son 8 maçın lideri bir Göztepe izleyeceksiniz"
    Maçın ardından yayıncı kuruluşa konuşan Göztepe'mizin Teknik Direktörü Tamer Tuna'nın açıklamaları şöyle:
  • Yine olmadı... Göztepe'miz ateşte!
    Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında Beşiktaş, Vodafone Park Stadı'nda konuk ettiği Göztepe'mizi Burak Yılmaz'ın golüyle 1-0 mağlup etti.Ateş hattında bulunan Göztepe'miz ise 27 puanla 16. sırada kaldı.
  • Göztepe şeytanın bacağını kıracak!
    Süper Lig'de kurtuluş mücadelesi veren düşme potasındaki Göztepe, cumartesi günü Vodafone Stadı'nda oynayacağı Beşiktaş müsabakası öncesi kenetlenirken, sarı-kırmızılılar hem İstanbul hem de deplasman fobisini yenmeye çalışacak.
  • Juventus'tan önce Göztepe vardı
    Atletico Madrid'i 2-0'ın rövanşında 3-0 eleyip Avrupa'nın gündemine oturan Juventus, Göztepe'nin başarısına ortak oldu. Ronaldo'lu Juve'nin Atletico karşısında yaptığı geri dönüşü 52 yıl önce Göz Göz yapmıştı.
KARAR VERME ZAMANI

KARAR VERME ZAMANI

KARAR VERME ZAMANI

Sezon başından bu yana kendine ligde yer arayan bir Göztepe var. Ne üst taraftan ne de alt taraftan kopamayan bir Göztepe. Bazen gözde büyütülen İstanbul takımlarına top göstermeyen bir saha performansı, bazen de lig sonuncusu karşısında 3 pas yapamayan olumsuz bir oyun. Dolayısıyla bir hafta ulusal basındaki futbol otoriteleri tarafından şampiyonluk adayı gösterilen, diğer bir hafta ise taraftarının 40’tan geriye saydığı bir Göztepe. Önceden tahmin edilemeyen hafta performansları ve bu dalgalı performansın getirdiği kimlik bunalımları arasında çıkılan Rize maçı bize henüz Göztepe’nin ligde olmak istediği yer ile ilgili fikir verecek nitelikte olmasa da, Göztepe’nin karakteristik özelliklerinden birini kanıtlar nitelikteydi: iç saha dominasyonu. Ligin geri kalanı için Bornova’ya gelecek olan diğer tüm takımlar, sanıyorum artık bu tahakkümü çok daha yakından hissedecekler…


Beşiktaş galibiyetinin ardından gelen Akhisar mağlubiyeti, sahadaki pasif oyun sebebiyle şüphesiz hayal kırıklığıydı. Maçın başında skoru almak için can havliyle saldıran, skoru aldıktan sonra futbol dışı unsurlar ile galibiyete uzanmak isteyen tüm alt sıra takımlar gibi Akhisar da bize karşı bu oyunla sahadaydı ve maalesef sonuca da ulaştı. Akhisar’ın maçın başında bize karşı öne geçmesiyle, bizim de Rize’ye karşı baskılı başlamamız sonucu bulduğumuz golü düşünürsek maçlarda senaryo anlamında bir ortak noktaya ulaşabiliyoruz. Rize maçı özelinde konuşursak eleştiri getireceğimiz ilk durum tam da burada karşımıza çıkıyor. Yaklaşık 88 dakika mağlup durumda olmamıza rağmen deplasmanda baskı kurmayı başaramadığımız Akhisar maçı ve golü erken bulmamıza rağmen baskı üzerine baskı yiyip, orta sahada topa bir türlü sahip olamadığımız Rize maçı sanıyorum maç bitiminde taraftarların aklında büyük bir soru işareti bıraktı. Bizim Akhisar’a yapamadığımızı, dün Rize bize rahatlıkla yaptı. Düşme korkusuyla üstümüze 6-7 oyuncuyla gelen Rize takımı karşısında zaman zaman kıpırdayamadık bile. Oysa başta da belirttiğimiz gibi eğer Göztepe üst sıralarda olmalıyım diyorsa bu akınların cezasını anında kesebilecek hüviyette olmalı. İç saha tahakkümünden bahsediyorsak, Göztepe iç sahada rakibe 60’a 40 topu vererek, 13 korner kullandırmamalı. Ligin 11. Haftasındayken düşme hattında bulunan rakipler, aynı senaryoları düşünürsek ligin 25. Haftasında Göztepe’ye daha da büyük sıkıntılar çıkarırlar. Oyunu bu anlamda tutamayış devam ettiği takdirde, geçen yılki 2. Yarı performansının bir benzerini bu sene de yaşamamız olasıdır.


Saha içinden devam edersek diğer olumsuz unsur bizim için süreklilik. Haftalar ilerledikçe takım performansını karşılaştırabileceğimiz doneler artıyor. Lig başından bu yana, stres katsayısı yüksek 2 iç saha maçı hariç Göztepe takımı 60-65. Dakikalardan sonra yürümeye başlıyor. Bu yürümeler başladıkça saha içinde ayakta kalan 2-3 oyuncu topu alıp dosdoğru sprint ile hücum etmeye çalışıyor. Ne yardımlaşmadan ne de koordinasyondan bahsedemeyeceğimiz bu ataklar bu dakikalarda geride olan rakipler tarafından en çok arzulanan ataklar. Göztepe’nin yorulduğunu anlayan rakipler beklerini de oyuna katarak, yarmakta başarılı olamadığımız baskıları rahatlıkla kuruyorlar. Bu durum mental veya fiziksel ise çözümü yine kenar yönetimde. Şüphesiz bunu görüyor ve çözüm için çabalıyorlardı.


Castro sayesinde takımın diğer oyuncularını bilhassa savunmada daha çok var edebiliyoruz. Hücum sırasında ise duran takım arkadaşının üstüne üstüne topu sürerek onu boşa kaçmaya zorlamayarak takımı çıkardığı anlar ise oldukça fazlaydı. Zekası ve saha bilgisi sayesinde düşen her topta yine Castro vardı. Bayram Hoca’nın maç sonu açıklamasında değindiği yorgunluğu sebebiyle oyundan çıkması bize orta sahada telafi edemeyeceğimiz boşluklar yarattı. Futbolun bir cilvesi olarak Castro yerine oyuna giren Alpaslan’ın golü ise bu orta saha boşluklarını unutmamızı sağladı neyse ki. Durum 1-0 iken golü yeseydik, bu değişikliğin bambaşka sonuçlarını konuşacaktık belki de. 


Kaleci vuruşunu pasla çıkarak kullanışımız, ardından gerçekleşen tüm oyunumuzu belirleyen bir yönetsel karar. Sene başından bu yana Beto-Titi-Borges duraklarıyla topu kanada attığımız bir oyun oynuyoruz. Topu mümkün olduğunca yerde tutarak modern futbola sadık kalıyoruz. Dün bunu erken farkeden Okan Buruk ceza yayımıza kadar baskıya başlattı takımını. Dolayısıyla pasla çıkamaz olduk ve topları şişirmeye başladık. Böyle bir oyuna döndüğümüzde topu yere indirmemiz tek şart fakat topu yere indirmeye fiziği yetecek sahadaki tek oyuncumuz Jerome olunca, orta saha mücadelesine gelmek zorunda kaldığından, pozisyonuna vekaleten bakacak başka oyuncumuz olmuyor. Bu tip zamanlarda Poko’nun yerine sahada olacak olan Alpaslan hem düşenleri almamıza hem de hücumda daha kolay çoğalmamıza imkan sağlayabilir düşüncesindeyim. Haftalar ilerledikçe can havliyle üstümüze gelecek takımların çoğalacağını da düşünürsek bu yöntem bizim için daha çok sonuç verebilir. 


Bizim rakiplere uyguladığımız iç saha baskısının bir benzerini yaşayacağımız Erzurum maçı şimdi önümüzde duruyor. Sonrasında “3 puan alsaydık, şimdi falanca sıradaydık” cümlelerini kurmak istemediğimiz bir Erzurum maçı. Ligin 2. Yarısında daha stresli bir durumda gitmek istemeyeceğimiz, henüz kara kışın gelmediği, topun kırmızıya boyanmayacağı bir Erzurum maçı. Ve lig sonunda nerede olmak istediğine bir türlü karar veremeyen, oyunu oldukça karışık bir Göztepe. Bu değişkenleri ortaya koyduğumuzda bu maçı almamızın önünde sportif bir engel olduğunu düşünüyorum. Bu maçı almamızın önündeki tek engel, hüviyetine karar verememiş bir Göztepe takımı. Teşhis bu ise, akla tek tedavi geliyor: mental motivasyon. Sene sonu tünelin ucu Avrupa’yı gösterecekse eğer; bizler inandık, siz de inanın.

Tayanç Üşümezgezer

Yorumlar (2)

  • tunc olcay
    yerinde saptamalar ve çok güzel bir yorum. sonuna kadar soluksuz okudum, kutluyorum.
  • seyyac
    Yine harika bir yorum, yine rakip takım teknik direktörünün Göztepe\'yi seyretmese bile bu yoruma göre taktik belirleyeceği bir yorum. Ayrıca bir hatırlatmam olacak. Erzurum da ki maçta hemen hemen tüm Erzurum seyircisi ceza yemiş durumda yani stada giremeyecekler. Cezalıların yerlerini dolduracak taraftarları var mıdır bilemem.

Yorum Yaz