Son Dakika
Geldikleri Gibi Giderler

Geldikleri Gibi Giderler

Uzun süre oldu sanırım iç sahada galibiyet serisi yakalayamayalı. Gönül rahatlığıyla nasıl olsa yeneriz edasıyla maçlara gitmeyeli Zor ya da kolay iç sahada arka arkaya bu staddan mutlu ayrılmayalı.. Evet gerçekten uzun süre oldu.. Sezon başından beri oynanan futbol kaç kişiyi tatmin ediyor bilmiyorum açıkçası rakamlarla da ilgilenmek istemiyorum..Tek bildiğim 5 haftadır kaybetmiyoruz ve iç sahada geleni eli boş gönderiyoruz.. Çok mu iyi oynuyoruz ? Belki hayır ama her iç saha maçında üzerine katarak oynuyoruz Giresun maçına nazaran Gümüşhane maçında daha iyiydik diye düşünüyorum. En azından Göztepeli futbolcular da artık arzu var, şevk var , istek var en önemlisi RUH var.. En baştan beri biliyorduk. Buraya gelen her takım beraberliğe gelecek. Çünkü; rakibin ismi korkutuyor en başta. Bu stad da rakip takım oyuncusu olarak futbol oynamak kolay değil. Biz kötü olsak da saldıramıyorlar , korkuyorlar. Çünkü; Göztepe bu diyorlar. Seyirci öyle bir bastırıyor ki orta sahayı geçmiyorlar , geçemiyorlar.. Bunları bilen Özgür hocada daha ofansif bir kadroyla çıkmıştı sahaya. Tolganın yokluğunda Berkay’ı oynatır diye düşünürken o Mithat’ı sürdü sahaya. Biliyordu rakibin gelemeyeceğini. Sonra herkesin merak ettiği , neden oynamıyor dediği , Furkan’ı sürmüştü sahaya. Furkan elinden geleni yapmaya çalıştı sol kanatta ama neden oynamadığını da herkese göstermiş oldu.Hala zamana ihtiyacı var ve hala o kanatta problem var. Gerçi bizim yıllardır kanatlarımızda problem var. Enes’in arka arkaya pozisyonları kaçırdığı , rakibin İzmir güneşinden faydalanmak için iki dakika da bir boylu boyunca çimlere uzandığı dakikalar da Halil Akbunar Adem Çalık hamleleri geldi. Gayet de iyi geldi. Yüklendikçe yüklendi Göztepe. Aradığı golü de suskun kral Şaban ile buldu. Umarım bu golden sonra Şaban’ın bir dahaki golünü sezonun ikinci devresinde izlemeyiz. Çünkü ; iyi bir Şaban’a bu takımın gerçekten ihtiyacı var. Son dakikalar da gelen gol bizim içimizi ısıtırken , rakip futbolcuları üşütmüş olmalı ki bir anda yerden kalkıp var güçleri ile koşmaya başladılar. Ama biraz geç kalmışlardı. Onların kaderi de daha önceki meslektaşlarından farklı olmayacaktı. Evet Göztepe kazandı. İç sahada kazanmaya da devam edecek. Şu artık ortaya çıktı. Çok büyük aksilikler olmazsa sezon sonuna kadar da iç sahada zor kaybedecek.. Peki ya dış saha ? İçerde üç dışarda bir şimdilik güzel ancak rakipler içerde dışarda kazanmaya başlarsa o zaman kötü işte. Şimdi bazı gerçekleri kabul edelim. Kağıt üzerinde bu lige göre pahalı bir kadromuz olabilir. Ancak kesinlikle bu ligin iyi kadrolarından birine sahip değiliz. Özgür hoca da bu yüzden sürekli arayış içinde. Solda bir hafta Halil Çelik oynarken , diğer hafta Furkan ya da Halil Akbunar oynayabiliyor. Sağ tarafında soldan pek farkı yok. Pozisyonlara giriliyor ama kaçıyor. Sürekli kaçıyor. Kanatlardan orta gelemediği için orta saha da Cihan’ın ayaklarına bakıyor takım. Arka ikili Onur ve Tolga kesicilik , adam adama mücadele , defansif özellikleri fazla yaratıcılık özellikleri kısıtlı oyuncular. Yani ; oyunu iki yönlü oynayamıyorlar. Bu yüzden zaten bütün yük Cihan’ın üzerine biniyor. Deplasmanlar da özellikle bu sorun çok daha fazla ortaya çıkıyor. Çünkü ; deplasmalarda rakip iç sahadaki gibi kendi sahasında beklemiyor saldırıyor gol için. Tolga ve Onur sadece rakiple boğuştukları için tek başına Cihan yetersiz kalıyor. Takımda organize olamayıp pozisyon sıkıntısı yaşıyor. Kısacası ; devre arasında oyunu çift yönlü oynayabilecek orta saha , ORTA YAPMAYI BİLEN!! ( çok özledik gerçekten ) kanat oyuncuları ve bitiriciliği kuvvetli forvet oyuncusu takviyesi şart bu takıma. Alt ligleri çok yakından takip eden biri olarak söyleyebilirim ki bu ligde yani Spor Toto 2. Ligin de iki grupta ki 36 takım arasında futbolunu oturtmuş , sahada modern futboldan örnekler sunan , hızlı kanat akınları ile çok kolay şekilde rakip sahaya geçen , her maç en az 7 yada 8 pozisyon bulan , oyunu istediğinde 30 metre de istediğin de 70 metre de oynayabilen tek takım var. O takım da Altınordu. İnanın bana geriye kalan 35 takım arasında en iyi üç takımdan biri Göztepe. Bu ligin gerçeği bu. Bir tarafta futbol oynamaya çalışanlar diğer tarafta oynatmamaya çalışanlar. Diyebilirsiniz ki biz neden Altınordu gibi değiliz. Çünkü ; bizim ismimiz Göztepe!! Bu arada merak edenler için açıklayayım , Altınordu takımının teknik direktörü Hüseyin Eroğlu. Yıllarca Bucaspor alt yapısında görev aldıktan sonra ilk A takımı deneyimini geçen sezon Altınordu ile gerçekleştirip şampiyonluk yaşamış. Muhtemelen bu sezon da şampiyonluk yaşayacak.. Sanırım birazda inanmak gerekli ama yürekten.. Tıpkı Mehmet Seyit Özkan’ın Hüseyin Eroğlu’na inandığı gibi..   Saygılarımla Yenal Ulusoy

Yorumlar (0)

Yorum Yaz