Son Dakika
  • Mehmet Sepil: Türk Oyuncu Yetişmiyor
    Spor Toto Süper Lig'de son 8 haftada kümede kalma mücadelesi verecek Göztepe'de Başkan Mehmet Sepil, yabancı kuralı ve Türk futbolu hakkında açıklamalarda bulundu.
  • Göztepe’nin yabancıları formayı vermedi
    Son günlerde yabancı sayısı tartışmaları yeniden alevlenirken, ligde kalma savaşı veren Göztepe’de de yabancılar geride kalan haftalarda formayı vermedi
  • Göztepe’de iki sezon, iki farklı durum
    Geçen sezonu 6. sırada bitiren, ancak kadrosunu tamamen değiştiren Göz-Göz can derdinde
  • Tuna: Takımın golcü sorunu yok
    Sezon başından bu yana taraftarın eleştirdiği Jerome, Ghilas ve Deniz Kadah'a sahip çıkan genç teknik adam, "Bizim sorunumuz oyuncu değil. Problemin hücum organizasyonlarındaki pozisyon sorunumuzdan kaynaklandığı söyleyebilirim.
  • Son Düdüğe Kadar!
    Son 6 maçında 16 puan kaybederek düşme potasına girdiği Süper Lig'de sıkıntılı günler yaşayan Göztepe'de teknik direktör Tamer Tuna, 1-0 kaybettikleri Beşiktaş maçı sonrası camiaya umut verdi.
  • Göztepe futbol takımı tarihi Forum Bornova'daki Efsane Otobüs'te
    Göztepe futbol takımı tarihinden bir kesit olan Efsane Otobüs, İzmir Forum Bornova'da Göztepe taraftarlarına mağaza olarak hizmet veriyor.
  • Göztepe, 5 maçtır kazanamıyor
    Ligde alt sıralardan kurtulma mücadelesi veren ekibimiz, Beşiktaş mağlubiyetiyle galibiyet hasretini 5 maça çıkardı.
  • Tamer Tuna: "Son 8 maçın lideri bir Göztepe izleyeceksiniz"
    Maçın ardından yayıncı kuruluşa konuşan Göztepe'mizin Teknik Direktörü Tamer Tuna'nın açıklamaları şöyle:
  • Yine olmadı... Göztepe'miz ateşte!
    Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında Beşiktaş, Vodafone Park Stadı'nda konuk ettiği Göztepe'mizi Burak Yılmaz'ın golüyle 1-0 mağlup etti.Ateş hattında bulunan Göztepe'miz ise 27 puanla 16. sırada kaldı.
  • Göztepe şeytanın bacağını kıracak!
    Süper Lig'de kurtuluş mücadelesi veren düşme potasındaki Göztepe, cumartesi günü Vodafone Stadı'nda oynayacağı Beşiktaş müsabakası öncesi kenetlenirken, sarı-kırmızılılar hem İstanbul hem de deplasman fobisini yenmeye çalışacak.
DÖNEMEÇ

DÖNEMEÇ

Saha içinde yönetilemeyen takım ve dolayısıyla peşi sıra gelen mağlubiyetlerin oluşturduğu karamsar tablo; kan değişimini zorunlu kıldı. Hem transfer dönemlerinin yalnızca oyuncular için belirlendiğinden hem de Göztepe’nin mevcut saha içi başıboşluğundan dolayı, bu kan değişimi mecburen ilk olarak teknik direktör üzerinde gerçekleşti. Piyasada, zamanın şartlarının ve Göztepe taraftarının beklentilerinin kesiştiği yalnızca 2-3 isim vardı ve Kemal Özdeş onlardan biriydi. Kamuoyunun çoğunluğunda beklenti yaratan ve devre arasında takımı kurabilecek krediye sahip Kemal Özdeş, Pazartesi akşamı ilk idmana çıktıktan 3 gün sonra maç gününe uyandı. Bursa maçı hem onun takımı hem de takımın onu tanıması açısından güzel fırsattı. İç sahalar bu ilk buluşmalar için idealdir. Mutlaka anlaşma esnasında beklentiler kendisine aktarılmıştır tabi ki ama bununla birlikte Kemal Hoca bu beklentileri ilk ağızdan duyma ve taraftarda oluşan homurtu havasını birebir hissetme şansı da yakaladı. Kendi kariyeri için dönüm noktası olan Göztepe dönemecini sağlam alabilmek için var olan zemin ve hava şartlarını direkt olarak ilk haftadan tecrübe etmesi, skordan bağımsız şekilde en önemli durumdu fikrindeyim. Devre arasında kafasında kurduğu planların net biçimde şekillenmesi bu hafta gerçekleşmiş olabilir. Hem Türk futbolundaki varlığını sağlamlaştırma hem de Göztepe’nin hedeflerine daha emin adımlarla yürümesi için devre arasında, aklındaki 1. Planı uygulamak isteyecek ve bunun için yönetime karşı daha ısrarlı olacaktır. Umarız sosyal ve ekonomik şartlar Göztepe’nin yanında olur ve gerekli takviyeler, hocanın kafasında oluşturacağı 1. Plan dahilinde gerçekleşir.

Takımla birlikte 3 gün geçiren bir teknik adamın saha içi kararlarını elbette opak biçimde göremeyiz. Bir stratejik taktik idmanının saha içine yansıması süresine 1 ay veya 8 idman dersek, Bursa maçındaki saha içi varyasyonlarını Kemal Hoca’nın orijinal fikri olarak nitelendiremeyiz. 4-5 aydır birlikte oynayan bir oyuncu kadrosunu ve bu süre zarfında oynadığı oyunun çeşitlilikten uzak olduğunu düşündüğümüzde, Göztepe takımının ezber anlayışlarının 3 günde değişeceğini ummak hayalcilik olurdu. Maçı bu gözle izlemek için yola çıktıktan sonra sahada gördüğümüz manzara sanıyorum kimseye yabancı gelmemiştir. 1,5 aydır puan alamayan, son 4 maçını kaybeden ve son 6 haftada 5 mağlubiyeti olan bir takımın sihirli bir hoca değişikliği sayesinde oyunu domine edeceğini elbette beklemiyorduk. Bunu bizler gibi Bursaspor’un da beklemediğini, oyunun başlangıcından itibaren fark ettik. Adeta yaşadığı son dönem düşünülünce darmaduman olmuş bir takıma karşı nasıl başlanması gerekiyorsa öyle başladı Bursaspor. Birlikte hareket eden ön 5’lisi, alanı parselleyen saha içi yayılımı ve atletik oyuncularıyla oluşturdukları ilk 25 dakikadaki tempo, bize nefes aldırmadı. Pasla çıkmayı denedik olmadı, Poko’yu serbeste atarak tehdit unsuru yaratmayı denedik olmadı, hızlıca terse dönerek boş alan bulmayı denedik olmadı. Sahayı öyle bir parsellediler ve topu çıkarmamız o kadar zorlaştı ki, Jerome’u yalnızca ona özel olarak bakarsak görebildik tribünden ilk 25 dakika boyunca. Bu oyun sürecinde gol yemememiz büyük bir şanstı her şeyden önce. Tabi ki bu insanüstü tempo sürdürülebilir değildi ve Bursa kademeli olarak yarı sahamızdaki etkinliğinden vazgeçmek zorunda kaldı. Bir plan uyguladılar ve işe yaradığı çok açık, fakat futbolun tek gerçeği olan skor üstünlüğünü ele geçiremedikleri her geçen dakika bizim lehimize akmaya başladı. 

Dakikalar lehimize akmaya başladı başlayacağına da, bunun farkında olan ve bunu değerlendirebilecek bir Göztepe takımı var mıydı sahada? Maalesef bu tanımın yanından bile geçemeyen bir Göztepe takımı sahadaydı. Hücum yapmayı seven 2 beki ve ağır bir stoperi olan Bursa’nın üstüne bir türlü gidemedik. Bunun sebebini orta alandaki aktivite yaratamayan, aynı tip oyunculardan kurulu orta sahamız olarak gösterebiliriz. Geldiğinden beri bu denli şişirilmesini anlayamayan biri olarak ve elimden geldiğince objektif gözle izlemeye çalıştığım Borges’in, katiyen fiziki sorumluluk almayışına, yanında oynayan Poko’nun bütün alan boşaltmalarına rağmen rakip kaleye bir tehdit oluşturamayışına ve yalnızca, tek ve biricik meziyetinin boştayken terse top yapması oluşuna sezon başından bu yana kaçıncı tanık oluşumuz? Kadro yetersizliğinden dolayı hiçbir varlık gösteremeyen Borges’in sahip olduğu yumuşak anlayış sebebiyle bir çok karşılaşmada orta alan hakimiyetini rakibe kaptırdık. Orta alan hakimiyeti olmadan pas oyunu oynamaya çalışan takım yamalı bir bohçaya benziyor sezon başından beri. Topu eveleyip geveleyip rakibe veriyor ve kontra-atak yiyoruz sezon başından beri. Pasaportu ve CV’si Borges’e bir egzotiklik katıyor olabilir. Ama ilk yarı boyunca bize seyrettirilen Borges’in, 2. Yarıya ölüm-kalım mücadelesine çıkacak olan takımın orta sahasına dinamizm katamayacağı bir gerçek. Deportivo’da yaşadığı talihsiz sonun kendisi için deja-vu olmamasını istiyorsa ya bir an önce gerçekten mücadele etmeye başlamalı ya da yönetim tarafından kendisine bir an önce alternatif yaratılmalı. Çünkü sinyaller artık oldukça çoğaldı. 
Alıştığımız Göztepe saha içi yerleşimi ile Bursa maçındaki yerleşimin arasındaki en önemli fark hepimizin hemfikir olacağı gibi Alpaslan’dı. Geçtiğimiz hafta, Kemal Hoca’nın Kasımpaşa’da çakılı bek kullandığından bahsetmiştik ve örnek olarak Veysel’i vermiştik. Hatta devre arasında, hazırda hiç işlemeyen sol bek mevkisine böyle bir dokunuş yapabileceğini belirtmiştik. Fakat kaderin bir cilvesi olarak bu taktiksel anlayış kendisini bu maçta ortaya koydu. Maçtan önce talihsiz şekilde sakatlanan Gassama’nın yerine sağ bekte görev alan Alpaslan bana göre Bursaspor açısından rüzgar gibi geçen ilk 25 dakikalık dönemde ayakta kalmamamızı sağlayan ve mücadele gücümüzü arttıran tek oyuncumuzdu. Gol yemediysek kendisinin büyük payı vardı. Ters kademede arkaya adam kaçırdığı oldu tabi ki ama azmi ve fiziki yeterliliği sayesinde en az 3-4 atağı tek başına kesti. Bu sayede hem taraftarın oyuna biraz daha girmesini sağladı hem de top yapamadığımız bu alanlarda takıma nefes aldırdı. Kemal Hoca ezbere bir anlayışla sahaya çıksaydı belki de orada Tayfur’u veya Poko’yu değerlendirebilirdi ama o kendisine özgü bir dokunuş gerçekleştirdi. Bayram Bektaş’ın en çok eleştiri aldığı konu olan “gelenekselci” anlayıştan takımı, belki de bu ufak dokunuşlar uzaklaştıracak, göreceğiz. Takım hakkında değerlendirme yaparken atlamamız gereken diğer performans da Poko’nun performansı. Hoca değişikliği en çok Poko’ya umut olmuş gözüküyor. Durumdan kendine avantaj çıkarmak isteyen ve yerini tekrar kazanmak isteyen oyuncunun göstereceği bir performans gösterdi Cuma akşamı. Orta sahayı ele geçirmeye çalışan ve zaman zaman başarılı olan tek oyuncumuz Poko’ydu belki de. Her ortada kalan topa ayak soktu, takımı sağ çapraza inerek zaman zaman atağa çıkardı. Maç boyunca gayretli ve istekliydi. Poko için endişelenmemiz gereken konu ise istikrar. Devamlılığı sağladığı takdirde Poko etkili bir silah. Göztepe olarak bu silahı kullanmak istiyoruz tabi Poko da isterse.

Öne geçtiğimiz her maçı kazandığımızı düşünürsek, gol bulmanın bizim için hayati olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Biz maalesef kavgacı, ısrarcı, talep eden bir takım değiliz. Öne geçtiğimiz zaman oluşan rüzgarı arkamıza alarak skoru koruyan ve skor üstünlüğü ile var olan bir takımız. Buna karşın gel gelelim golü rahatça bulabilen bir takım da değiliz. İşte bu karşıt durumlar içinde varlığımızı sürdürmeye çalışırken o ilk golü neden atamadığımız üzerinde yoğunlaşmamız gerekiyor. Ligin en iyi beklerine sahibiz derken 2 bekinden de olan, son 2,5 senedir kalburüstü forvetler ile oynamaya alışan bir kulüp için şu anki kadro yapısı tamamiyle tezat durumda. Biz golü Traore’nin sol kanadı yarması sonucu topu boşa çıkan 2 kanadımıza aktararak bulan bir takımdık. Bu sayede ceza sahasında bir anda çoğalmamızın meyvelerini galip geldiğimiz maçlarda bolca yedik. Ama artık sol bek bölgemiz neredeyse tamamen iflas etmiş durumda. Ve ceza sahasında, topu oraya getirmediğimiz sürece boş alan üretebilecek bir santrafora sahip değiliz. Devre arasında çok uzağa gitmek yerine, sonuç vermiş formüldeki boşlukları doldurarak yine eskisi gibi ofansta oldukça tehlikeli bir takım olabiliriz. Çok eskiye gitmeye gerek yok, düne bakmak yeterli. 

Bugün öğle saatlerinde ajanslara düşen Sayın Başkan Mehmet Sepil’in röportajındaki satır araları bize devre arası stratejimizi anlatır nitelikte. Kötü giden takımın faturasının sorumluluğunu üstüne alan bir başkan profilini ve kader birlikteliği yapacağı teknik direktörün anlaşma aşamasındaki sözlerini düşündüğümüzde, kulübün şu an yaşadığımız ortamı kabul etmediği açık. Başkan’ın Kemal Hoca’ya yardımcı olacağını söylemesi ve Kemal Hoca’nın hayalindeki takımı kurmak istediği için burada olduğunu belirtmesi devre arasına daha umutla girmemizi sağlıyor. Takımdaki eksiklikler ortada ve bu eksikliklerin giderilmesi için hazır olan irade “ben buradayım” diyor. Belki de şu anki durumuyla bizden daha kötü bir açmazda olan Ankaragücü maçı bizim için bir bonus karşılaşma. Sahada varlığını tekrar hatırlayacak bir Göztepe takımı; bu bonus mücadeleden maksimum puanı çıkarmalı ve bu takımın her bir ferdi 2. Devrede ve gelecek sezonlarda Göztepe’de kalmak istemeli. Böyle ekstra bir fırsat, bu tip çetin zamanlarda kolay kolay gelmez. Devre arasına pozitif bir havayla girmek hem yönetsel iradeyi hem de tüm transfer piyasasını olumlu etkileyecektir. Bu maçtan alınacak 3 puan, birçok açıdan elimizi kuvvetlendirecektir. Daha önce karar maçlarında yaratamadığımız pozitif motivasyona şimdi daha çok ihtiyacımız var. Şimdi takımın bu 3 puana daha çok ihtiyacı var. Şimdi yeni bir sayfa açalım…

 

 

 

TAYANÇ ÜŞÜMEZGEZER

GÖZTEPELİLER.COM

Yorumlar (4)

  • Misafir
    Bu hafta şu şekilde kadro olması gerekiyor bence; beto berkan titi reis gassama poko castro halil ngando samed jerome
  • Misafir
    Forvet hattı zayıf olarak düşünüyoruz ama forvet e pas verirsen gol artar birkaç bencil futbolcu ve yasin in bencil ve kendini beğenmiş yapısı takıma zarar veriyor borges klasik pas atıyor bitirci özelliği yok birde tek forvet anlayışı bu takıma zarar verir oyun sistemi değişmeli 4 4 2 yada 3 5 2 sistemi olursa daha iyi olur diye düşünüyorum birde Berkan ağır bir futbolcu defans a ve orta sahaya fazla desteği yok Axel neden ilk 11 değil onunda merak ediyorum kıvrak hareketleri ve ayağında top tutma özelliği var umarım kemal hoca taktik anlayışı oturur buda 2 yarı güzel bir Göztepe izleme imkanı sağlar ha bu arada yasin in bu hafta bursa maçı nda değişiklik esnasında yaptığı o ukala hareket neydi öyle ağır ağır sahadan çıkmak nedir kimse Göztepe armasindan büyük değildir
  • Gökçe çangar
    Borges çıkıp engando oyuna girerse ilerde oyun kurmak daha kolaylaşır gassama bizim için ne kadar önemli herkes anladı herhalde güzel 2 forvet alınırsa takım iyiye gider
  • Misafir
    Borges ile ilgili görüşlere kesinlikle katılıyorum. Ne savunmaya yardım ediyor ne de yapabileceği en iyi şey olan top çıkartmaya yardımcı oluyor. Ortada Poko, Alpaslan, Castro üçlüsü hem hüdumda hem de savunmada daha faydalı olur

Yorum Yaz