Son Dakika
  • Bir Uzun Yürüyüş
    Göztepe efsane kadrosunun temellerini 1950lerin sonunda attı. İlerleyen yıllarda takım, Adnan Süvari’nin öncülüğünde Fuar Şehirleri Kupası’nda yarı final, Kupa Galipleri Kupası’nda da çeyrek finale kadar çıkar. Ancak bütün bu yaşananların olması için 12 sezon gerekmektedir.
  • Göztepe gideceklere yoğunlaştı
    Süper Lig'de 2019-2020 sezonuna güçlü bir kadroyla giriş yapmak isteyen Göztepe dış transferde birçok yıldız oyuncuyu listesine alırken, kadroda düşünülmeyen ancak sözleşmeleri süren yabancı futbolcularını göndermek için düğmeye bastı.
  • Yeni sezonda Göztepe yine Bornova Stadı'nda
    Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ'u ziyaret etti.  Sarı-kırmızılı kulübün Başkan Vekili Talat Papatya ve CEO Özgür Gündoğan'ın da yerini aldığı ziyarette, stat ve alt yapı konusunda birlikte yapılabilecek çalışmalar konuşuldu.
  • Soyer ve Ayyıldız devreye girdi
    Torbalı Belediye Başkanı İsmail Uygur'un Göztepe'ye altyapı tesisi yapılması için tahsis edilen arazinin devrinin iptalini gündeme getirmesi şok etkisi yarattı. Göztepeli taraftarlar sosyal medyada tepki gösterirken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Vali Erol Ayyıldız duruma el koydu
  • Serdar'ın kötü şansı döndü
    Elazığspor, Erciyesspor ve Osmanlıspor'la küme düşme acısı yaşayan Serdar Gürler, Göztepe ile son haftaya kalan ligde tutunma yarışını kazanarak şeytanın bacağını kırmayı başardı
  • Göztepemizde Transfer Start Alıyor
    Bugün akşam biraraya gelecek olan Başkan Mehmet Sepil ve Td Tamer Tuna transferde yol haritasını belirleyecek.
  • Futbol Altyapı Seçmeleri 11-14 Haziran Tarihlerinde
    2003-2011 yılları arası doğan sporcuların değerlendirileceği seçmeler 11-14 Haziran 2019 tarihlerinde gerçekleşecek ve Balçova Belediyesi Futbol Sahası'nda yapılacak.
  • Göztepe'den 'Küme düşürün' başvurusu
    Göztepe yönetimi, üç sezondur Hentbol Erkekler Süper Ligi'nde mücade eden takımın bir alt lige düşürülmesi için Federasyon'a başvuru yaptı
  • Göztepe'yi devretmek...
    "Başkan bırakıyor, kulübü devredecek, hatta çalışanlara bile açıklamış artık yokum diye" Yaklaşık iki haftadır Göztepeliler arasında kulaktan kulağa yayılan sözler bunlar.. Takımın motivasyonunu olumsuz etkilememesi için kimse dillendirmese de taraftar arasında en az kümede kalma mücadelesi kadar gündem yarattı bu fısıltılar. Peki işin aslı neydi? Gelin bu sürecin başına dönelim...
  • İlk Bomba Demba Ba
    Yeni sezon planlaması için çalışmalara başlayan Göz-Göz transferde ilk bombayı eski oyuncusu Demba Ba ile patlatıyor. Başakşehir'de aradığını bulamayan Senegalli'nin Göz-Göz'e haber gönderdiği, kesin durumun önümüzdeki günlerde netleşeceği öğrenildi
Bu takım süper ligde devam etsin başka bir şey düşünmüyorum

Bu takım süper ligde devam etsin başka bir şey düşünmüyorum

Göztepe’den yeniden teklif aldığınızda ne hissettiniz? Bu süreç nasıl ilerledi?

Hoca değişikliğine karar verildikten sonra sanırım bir telefon almıştım. O telefondan sonra arzumu ve çalışma isteğimi belirttim. Ve geri dönüşün heyecanını yaşadım. Takımın zor durumda ve ligdeki pozisyonunun da iyi olmadığını biliyordum. Ama burada gerçekleştirebileceğimiz şeyler ve de yarım kalan planların üzerine koyup ilerleyebileceğimizi düşündüğüm için anlaşmak hiç zor olmadı.

“Farklı algılandım ama bu algı öz eleştiri yapmama sebep oldu”

Bu sezonki hedefiniz nedir? Bu hedef başarılı olursa gelecek sezonki hedefiniz ne olacak?

Göztepe aslında hedef ve planlamanın bir takımıydı. Ve başkanımız Mehmet Sepil’in takımı devraldıktan sonraki gelişimi, Süper Lig’e gelişi zamanına kadar hedef ve planlarını kısa sürede  gerçekleştirmiş oluşu, geleceğe dair ilerlemesine yol açacaktı. Geçen sezonki takımda görev alışımla birlikte de aslında bu planlamanın devamıyla ilgili organizasyon yapmıştık. Bu konuda inanılmaz olanaklar sağladı. Gerek çalışma koşullarının iyileştirilmesi, Süper Lig düzeyindeki takımın olması gereken veyahut gelecekteki başarılarını etkileyecek, tesisleşme ve yapılanma anlamında her şeyde yardımcı oldu. Tabii ki bazı dönemler o sezon içinde yaşadıklarımız farklı algılara da sebep oldu. Ben de farklı algılandım. Bu algı, sezon bittiğinde kendimle ilgili öz eleştiri yapmamı sağladı. Göztepe’nin kısa dönemdeki hedefi lige devam etmek. Bunun için çalışıyoruz. Göreve gelişim de buna yönelik. Benim ilk planda düşündüğüm tek şey kalan sekiz maç. Açıkçası hedefler, çalışmalarımız, Göztepe’nin hak ettiği, hem tutkulu taraftarı hem buradaki camiası hem de İzmir’de varoluşu ve bu şehire kattıklarıyla devam etmesini sağlamak. Tüm planımız bu. Bu olacak mı? Olacaktır. Ama dediğim gibi ne olursa olsun bir yıl kaybetsek dahi kazandık. Göztepe açısından daha güçlü bir geri dönüş oldu. Gerek başkanımızla gerek yönetimle olan diyaloğumuz oldukça iyi seviyede. Bu iletişim geleceğe dair planlamayı da etkiliyor. Ama bu yıl ligde devam ettikten sonra Göztepe’nin geleceğe dair planı uzun yıllar Süper Lig’de kalmak ve Avrupa’da yer almak. Çünkü Göztepe’nin şampiyon olabilecek gücü olduğunu biliyorum. Bu gücü sonuna kadar yaşayan bir kulüp. 

Başkan Mehmet Sepil ile iletişiminiz ilk dönemki kadar sağlıklı mı?

Geçen yıl yaşanan sözleşme sürecinden bu yana iletişimimiz takımla ilgili hiç değişmedi. Çok profesyonel bir başkanla çalışıyorum. Ben de iyi bir profesyonelim. İş alanımı ve onun iş alanını biliyorum. Çok sağlıklı ilerliyoruz. Bu alanda camiası çok güçlü olan bir Göztepe var. Ama iletişim bazen duyguyu da beraberinde getiriyor. Bu duyguyu daha güçlü hissederek döndüm Göztepe’ye. Hayatımız devam ediyor ve futbolda teknik direktör değişiklikleri sürekli devam ediyor. Göztepe de bunu yaşadı. Türk sporunda örnek olarak gösterilebilecek bir yönetim anlayışına sahibiz. Herkesin kendi alanına rahat çalışabildiği, sorumluluk alabildiği ve farklı birimler arasında işbirliğinin olduğu bir sistem. Başkanımız Mehmet Sepil ve yöneticilerimiz, biz de dahil her birimin işini en iyi ve en doğru şekilde yapabilmesi adına elinden geleni yapıyor. Bu yolda bizlere ideal bir çalışma ortamı yaratıyor. Geçen yıl sezonu tamamladıktan sonra çok uzun yıllar başarının devam edecek bir yapısının olduğunu biliyordum. Bu yıl bulunduğumuz nokta tabii hiç iç açıcı değil. Ama Göztepe ve başkanımız ile olan iletişimimiz çok güçlü, çok sağlıklı diyebilirim.

Tamer Tuna Göztepe 29032019

“Forvet sorunu yok gol atamama sorunu var”

Göztepe’deki kötü gidişi neye bağlıyorsunuz?

Maalesef takımların geçiş dönemlerinde sahadaki başarı ya da başarısızlık durumlarında, yanlış algılarla taraftar, takım ve yönetim üzerinde baskı yaratabiliyor. Bu baskıyı da motivasyon olarak her maçın son düdüğüne kadar ne olursa olsun Göztepe kimliğiyle gösterebilmeliyiz. Aslında analiz ettiğimizde sorunları da görebiliyoruz. Bunu da kendi içimizde çalışarak gidermeye çalışıyoruz. Kaldı ki takım her şeyi içinde barındıran bir canlı. Çünkü insanla çalışıyorsunuz. Duygunun, ruhun çok önemli noktada olması gerekli. Hem aidiyetin hem de tüm sezonu yaşayan toplumun bütünlük içerisinde hareket etmesi gerektiğini biliyoruz. Sahada ve saha dışında bunlarla ilgili arayışlar, Bayram Hocanın, Kemal Hocanın yapmış olduklarını, takıma kattıklarını daha iyi analiz ettik. Ve kalan haftalarda takımın analizini yaparken açıkçası forvet, gol atamama sorunu gibi birçok nokta eleştiriliyordu. Ama geçen sezon biz sezona başlarken Jahovic gibi PTT 1. Lig’den gelen bir oyuncumuz vardı. Onu güçlü bir şekilde döndürdük. PTT 1. Lig’de forvet arkası oynuyordu. Bazen takım oyuncuları birbirleriyle yardımlaşarak, birbirlerine destek olarak bu sorunları çözebilir. Biz bu sorunları çözmek için açıkçası neler yapabileceğimizle ilgili de çalışmalar yaptık. Yapıyoruz da. Umarım kalan sekiz haftada da bunu çözeceğiz. Takımı nasıl buldum? Açıkçası bu sorunlar olmasa burada olmazdım diyebilirim. Ama takımla giderilebilecek sorunlar bunlar. Forvet sorunu yok gol atamama sorunu var. Bunu da çözebileceğimi biliyorum.

Gündemdeki yabancı sınırını destekliyor musunuz? Bu konudaki düşünceleriniz neler? Sizce Türk oyuncular nasıl daha iyi yetişir?

Felsefem olarak sınırlamalara faydalı olduğu sürece karşı değilim. Yerli yabancı ayrımına ise her zaman karşı olduğumu belirttim. Ama şöyle bir gerçek var. 14-15 yabancı ile anlaşıyorsunuz. Hem ekonomik anlamda hem de antrenman ve çalışma anlamında dışarıda bıraktığımız oyuncular oluyor. Oyuncularla görüşmeler oluyor, anlaşamıyorsunuz gitmiyor, kalıyor. Bunlarla ilgili daha iyi karar alınması ya da sınırlamaların tümüyle kaldırılması daha sağlıklı olacak. Çünkü ekonomik anlamda kulüpleri zorluyor. Yerli teşviği, Fatih Hocamızın, milli takımda olduğu dönemde başladı. Ama kullanılışı ve bugüne geldiği süreç hiç öyle olmadı. 11 yabancıyla sahaya çıkan takımlar oluyor. Biz de bunu yaşadık geçen sezonumuzda. Görüldüğü gibi yerli oyuncuların daha az süre aldığı bir lige dönüştük. Nasıl faydalı bir uygulamaya dönüştürülebilir sanırım bunu kararlaştıracaklar önümüzdeki günlerde. Umarım en doğru sonuca ulaşırız.

Türk oyuncularla ilgili iki şey söyleyebilirim. Birincisi Türkiye’de bu oyuncuları eğitecek antrenör ve federasyonun eğitim sistemi bu konuda çok iyi bir şekilde ilerliyor. Çünkü ben de teknik direktörlük kurslarında bunu gördüm. İyi eğitiliyoruz. Çok iyi altyapı antrenörlerimiz var. Ama olanaklar, saha koşulları, materyaller gibi konuların değerlendirilmesi gerek. Yetenek olarak güzel bir seviyedeyiz ama yetenek tek başına hiçbir zaman yeterli olmaz. Türk oyuncuların hem aile olarak hem karakter olarak mahalleden gelen bir kültürü oluşuyor. Biz futbol kültürünü doğru oluşturamıyoruz. Bu kültürü doğru oluşturduğumuzda sorun çözülecek. Futbol kültürünün içinde davranış, eğitim her ne ararsanız var. Disiplin her şeyden önemli. Oyuncularımızla ilgili geçmişte bu sorunu yaşıyorduk. Disiplinsiz hareket etmekten bahsetmiyorum. Koşullara uyum sağlama, sahada profesyonel olarak bulunma ve organizasyon adına sorunlar yaşanıyordu. Bunlar da aşılıyor. Futbol yaşı çok iyi bir seviyeye düştü. Bizim dönemimizde takım altyapılarında 11-12 yaşında futbola başlarken şu an seviye 5-6 yaşa düştü. O oyuncu 20 yaşına gelene kadar uzun bir eğitim alabiliyor. Bu da bence gelişimimizde çok önemli katkılar sağlayacak.

Tamer Tuna Goztepe 21032019

Futbol antrenörlüğünde kapsam gelişiyor. Son olarak Liverpool bir taç antrenörüyle çalıştı. Antrenörlükte görev paylaşımı artmalı mı? Bir teknik direktörün yanı sıra, örneğin, hücum aksiyonlarından sorumlu antrenör, savunmadan sorumlu antrenör olmalı mı?

Ekiplerde futbolun içinden gelmiş ya da bireysel anlamda analiz olsun, atletik performans olsun, fitness antrenörlüğü olsun her şeyin mevcut olduğu bir sistem var. Biz de akademiden gelmiş antrenörlerle çalışıyoruz. Taç antrenörü, gol antrenörü, savunma antrenörü, kaleci antrenörü. Bunlar aslında ekipte mevcut antrenörler. Nasıl kullandığınız, fayda sağlayacak her şeye açık teknik antrenörler oluşundan yola çıkarak değerlendiriyoruz. Biz içimize dahil ettiğimiz her insanı bu takım için, Göztepe için kullanarak hareket ediyoruz. Türk teknik direktörlerin de genel anlamda felsefesi bu. Bireyselleştiriliyor mu bireyselleştiriliyor. Çok çalışmalar yapıyoruz özel çalışmalar yapıyoruz. Ama tabii bu antrenörlerinde özel çalışmalarda kendi deneyimi olması farklı bir şey.

“Favorim Göztepe”

Süper Lig’de şampiyonluk yarışı son ana kadar devam edecek gibi görünüyor. Sizce şampiyonluğun en büyük adayı kim?

Şampiyonluk adayları belli. Yarış son haftalara kadar sürecek gibi. Başakşehir ve Galatasaray’ın kendi aralarında oynayacağı maç çok belirleyici olacak. Küme düşme hattında da son haftalara kadar değişiklik olabilecek bir ligde oynuyoruz. Favorim yok ama ligde kalma adına Göztepe favori diyebilirim.

Avrupa’dan tek bir takım çalıştırmak şansınız olsa hangisinde çalışmak isterdiniz?

Göztepe. Şunu samimiyetle söylüyorum. Şu an tek bir şey düşünüyorum Göztepe.

Lionel Messi mi Cristiano Ronaldo mu?

İkisi de inanılmaz oyuncular. Takımda olması gereken oyuncular. Gerçekçi olmak gerekiyor. Biz kadromuzdaki oyuncuları bu seviyeye getirebilir miyiz? Takım için getirebiliriz. Bence buna odaklanmak gerekiyor.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz