Son Dakika
  • Göz-Göz şahlanacak
    Sarı-kırmızılıların yeni teknik direktörü Kemal Özdeş ilk açıklamalarını Yeni Asır Gazetesi’ne yaptı:
  • Kemal Özdeş, Göztepe'nin 29. hocası oldu!
    Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Göztepe'nin 2,5 yıllık sözleşme imzaladığı Kemal Özdeş, sarı-kırmızılı ekibin Süper Lig tarihindeki 29. teknik adamı oldu.
  • Neredeyiz? Nereye Gidiyoruz?
    Yazarımız Tayanç Üşümezgezer'in, Sivasspor maçı için yazdığı Neredeyiz? Nereye Gidiyoruz? başlıklı köşe yazısı...
  • Bayram Bektaş: "Maçın hakkı bu değildi"
    Teknik Direktörü'müz Bayram Bektaş, Demir Grup Sivasspor maçı sonrası,"Maçın hakkının bu olmadığını düşünüyorum. Kırmızı kart oyun sistemimizi bozdu" dedi.
  • AVRUPA'DA ZİRVEDE
    Göztepe, Süper Lig'de son haftalarda yaşadığı kayıplarla irtifa kaybederken, Portekizli file bekçisi Beto Pimparel ise penaltı performansıyla Avrupa'nın zirvesine yerleşti.
  • AMAN DİKKAT!
    Süper Lig'de bu sezon kart cezaları ve sakatlıklardan çok çeken Göztepe'de Sivasspor maçı öncesi orta alanda da tehlike yaşanıyor.
  • Göztepe’de Gouffran tepkisi
    Süper Lig’de son olarak deplasmanda Antalyaspor’a 1-0 kaybeden Göztepe’de taraftarlar, oyuna kurtarıcı olarak Gouffran’ın alınmasına büyük tepki gösterdi.
  • Göztepe'den Bektaş'a güvenoyu
    Son 3 maçını puansız kapatan Göztepe'de taraftarın sosyal medyadan sert eleştirdiği teknik direktör Bayram Bektaş'a yönetim sahip çıktı.
  • Göztepe, kupada moral arıyor
    Spor Toto Süper Lig'de son 3 maçını kaybeden Göztepe, Ziraat Türkiye Kupası 5. tur ilk maçında 4 Aralık Salı günü TFF 3. Lig 1. Grup temsilcisi Nazilli Belediyespor ile karşılaşacak.
  • KAHREDEN SERİ
    Süper Lig’in devlerini dize getirip olmayacak maçlarda puan kaybeden sarı-kırmızılı ekip zirveden iyice uzaklaştı
Daha En Başından

Daha En Başından

TSYD kupası maçlarını saymazsak, kimsenin hatırlamak bile istemediği, geçen senenin o malum maçından sonra ilk kez seyircisinin önüne çıkacak olan bir Göztepe vardı bu sabah. Travmaların en büyüklerinden birini daha atlatmayı başarmış taraftarının karşısına yeniden çıkacak bir Göztepe. İlk 2 hafta yaşanılan puan kayıpları ve daha ilk haftada yaşanan teknik direktör değişiminin bünyelerde yarattığı kuşkular malumdu fakat ardından ligde gelen 2 galibiyet rüzgarı biraz olsun tersine çevirmiş gibi görünüyordu. Alınan galibiyetlerde sahaya yansıyan oyun benim gibi çoğu kişiyi tatmin etmiyordu elbette. İşte bu yüzden; neredeyse 1 yıl sonra, futbolun İzmir’deki mabetine koşan binlerin tek isteği baskı kuran Göztepe’yi izlemekti. 2 haftadır kazanıyordu Göztepe fakat, kabaca Dardanel maçının ilk 70 dakikası ve Anadolu Selçuklu maçının son 60 dakikası akıllarda soru işaretleri yarattı. Kısacası her zamaki gibi hem umudumuz hem de kuşkularımız vardı. Buna da hiç yabancı olmadığımızdan, homurdanmalar henüz gür çıkmıyordu. Ta ki dünkü maça kadar... Yine 4-2-3-1 dizilişiyle sahadaydık. Sanırım artık Türk teknik adamlara lisans verilirken 4-2-3-1 dizilişiyle oynama sözü alınıyor çünkü her takım Mourinho’nun Porto’sunu örnek alıyor. Mourinho’yu kendine örnek alan Türk teknik direktörleri görünce umutlanmamak elde değil ama gel gelelim iş sahada öyle bir değişiyor ki, taktiği yaratan Mourinho görse oynanan futbolu Türkiye liglerinde,Fatih Terim’le olan ilişkisini gözden geçirir. Özgür hoca, kaleci dahil geri 5’liyi hiç bozmamış, Altınordu maçında parladıktan sonra, Selçuklu maçında formayı teslim ettiği Adem’den formayı tekrar almış, 5 metre önündeki takım arkadaşına isabetli pas verme konusunda kendisini uyardığımız genç Berkay’a şans tanımıştı. Berkay’ın ileri uçtaki diğer takım arkadaşları ise geçen maç ile aynıydı. Maçın başlamasıyla korktuğumuz başımıza geldi; tanıdık oyun sahneleniyordu. Dardanel maçında da gördüğümüz fakat bir türlü anlam veremediğimiz oyun karşımızdaydı. Orta saha ile 3. Bölgemiz arasında kopukluklar vardı. Etkisiz gelişen Hatay hücumlarını bir türlü kesemediğimiz için, topu erken kapıp, erken hücuma çıkamıyorduk. Topu erken kesmenin en büyük avantajı; hücum etmek için gereken alan paylaşımını yapmak için daha az zaman harcamanızdır. Topa Onur harici müdahale edecek oyuncumuz olmadığından, orta sahayı daha ilk dakikadan Hatayspor’a teslim ettik. Hasbelkader kaptığımız toplarda da, geriden oyun kurmak için görevlendirdiğimiz Berkay’ın topu Tolga’ya veya kanatlara ulaştıramaması, ulaştırsa dahi Tolga’nın ve kanatların ne yapacaklarını bilmemesi sonucu başarısız olduk. Performansları teker teker incelerken, elle tutulur tek olumlu yan; Ramazan’ın Güney’e nefes aldırmamasıydı, o kadar. Nefes alamayan o Güney’de oyundan erken çıkarak, Ramazan’ın performansının başarısını ortaya koyuyordu. Koca 90 dakikada, ilk yarıda Mehmet Ayaz’ın harikulade kötü vuruşu ile, ikinci yarıdaki Şaban’ın fantastik şut denemesi dışında pozisyonumuz yoktu. Rakip kalecinin kalesini boşaltmasıyla, Berkay’ın yaptığı şandel vuruşu saymıyorum tabi ki. Maç içinde Özgür hocanın hatalarını saymakla bitiremeyiz. Maçı sadece izlemesine mi, takımına yardımcı antrenörünün uyarısıyla çık emri vermesine mi yoksa ezbere oyuncu değişiklileri yapmasına mı kafayı takacağız emin değilim. Ama benim açımdan en büyük hatası Enes Kubat-Ali Kuçik değişikliğiydi. Oynatması elbette en doğrusuydu fakat aynı zamanda Enes’i oynatan Göztepe teknik direktörü, tek forvet olarak ilerde oyuna sürdüğü oyuncusunu besletmek mecburiyetindedir. Bu evrensel futbol kuralını hiçe sayıp, özeleştirisiz şekilde faturayı da oyuncuya kesmek hiç bir dünya futbol kültüründe yoktur. İlk hatayı Enes’i bölgesinde oynatmayarak yaptı Özgür Zengin. Top bekleyen oyuncuyu, top getirmesi gereken oyuncuya dönüştürmeye kalktı. Ki o dakikaya kadar Enes’in topla buluşamamasından kaynaklanan huzursuzluğu ortadayken. Yetmedi oyuncuyu kenarıya alırken, işlemeyen sistemi göremedi ve yerine Ali’yi oyuna sürdü. Haftaiçi sakatlık haberini öğrendiğimiz Halil’in de oyunun son 10 dakikasında kasığını tutmasını, “ben bittim” işareti yapmasına rağmen hala koşabiliyor olduğunu görmemiz de maçın diğer bir anektoduydu. Hüseyin Altınbaş’ın da demek istediği gibi düşünüyoruz bizler de; bu takım elini kolunu sallaya sallaya çıkmalıdır. Elini kolunu sallaya sallaya çıkabilecek bir takım 4 pas üst üste yapamıyor, evinde şut atamıyor. Başkan gibi bizler de maç maç değerlendiriyoruz takımı ve maç maç baktığımızda tablo daha da kararıyor. Arada Altınordu mağlubiyeti de var. Takımın yetersiz olduğunu düşünenlerin sayısı hiç de az değil ve bu yüzden Altınordu mağlubiyeti gündeme fazlasıyla etki etmedi. Kupadan elenişi normal karşılanan bir Göztepe, iyi yolda olan değil, şarampole doğru yuvarlanması muhtemel bir Göztepedir. Özür senesi olduğunu düşündüğümüz, en azından öyle olmasını dilediğimiz bir sezonda, sene başından bu yana devam eden heyecansız, ne yaptığını bilmeyen bir oyuncu grubundan izlediğimiz futbol artık umutsuzluk havası katıyor. Taraftarın takıma ve teknik heyete olan güveni git gide azalıyor. Bu güven eksikliğinin oluşmasında kimlerin payı olduğu teker teker su yüzüne çıkıyor. Dardanel maçından sonra yine bu köşeden söylediğim söz etkisini hızlıca kaybediyor. İsteğimiz sizlerle şampiyon olmaktı. Bizlerin ayağa kaldırdığı sizlerle. Fakat bugün gördük ki sizi; haydi bastır şanlı Göztepe’ler, idmanlarda dahi gösterilen destekler, sorunsuz maddi imkanlar bile ayağa kaldıramıyor. Dolayısıyla güven veremiyorsunuz. Tayanç Üşümezgezer Göztepeliler.Com

Yorumlar (0)

Yorum Yaz