Son Dakika
Keyifsiz Hafta Sonu

Keyifsiz Hafta Sonu

Neresinden tutsak elimizde kalacak bir hafta sonunu daha geride bırakmanın eziyetini yaşıyoruz yine. Herşeyden önce emeği geçen herkese teşekkürler.   Maçın Alsancak Stadı'nda olacağının açıklanması ile birlikte herkesin içi kıpır kıpır olmuştu. Bir an önce biletler çıksın alalım, pazar olsun maça gidelim havası tüm İzmir'i kaplamıştı. Biletlerin 20 TL - 10 TL olması ve bu konu ile ilgili kulüp tarafından yapılan saçma sapan açıklama bile kimsenin şevkini kırmamıştı. Doğru ya, takım çok kötü oynuyor fakat ne olursa olsun 2 haftadır galip geliyordu. Lider Hatay'dan alınacak 3 puan keyifleri düzeltebilirdi.   Maçtan önce İzmir'in her tarafından sarı kırmızı görüntüler internete düşerken, oldukça keyifli bir gün geçireceğimizi düşünmüştük hepimiz. Stada girdiğimizde bina tarafına asılan FORZA GÖZTEPE ,bayrağı ışıl ışıl parıldıyor yenilenen çimleri ile kötünün iyisi konumundaki Alsancak Stadı bize hoşgeldin diyordu.   Kadroların açıklanması ile olumsuzluklar silsilesi başlıyordu. Kendi sahamızda, ki Atatürk Stadı gibi uzaydan maç seyredilen değil Alsancak Stadı gibi oyuna direk müdahil olabildiğimiz kendi sahamızda, oynadığımız maça lanet olası 4-2-3-1 sistemi ve 3 ön libero ile çıkmıştık. Tek güzel şey Ramazan'ın ilk 11'de olmasıydı. Ufak tefek hatalar yapsa da vazgeçmeyelim, kazanalım Ramazan'ı.   Hadi kadro düzeni de bir derece diye düşünürken takımın sahaya çıkması ile ellerinde görünen pankart adeta herkesin çileden çıkarmıştı. Daha 3 gün önce "TFF paramızı vermedi, çimleri biz yaptırdık ve bunu da bilet fiyatlarına yansıttık." diye düşüncesizce bir açıklama yapan sanki bizim yönetimimiz değilmiş gibi TFF'ye katkılarından dolayı teşekkür ettiğimiz bir pankart vardı oyuncuların elinde. Ve bu sayede ilk kez takım Alsancak'ta sahaya çıkarken alkışlar değil de ıslıklar eşliğinde çıkmış oldu. Bu pankartın açılmasına karşı çıkmayan kim varsa yazıklar olsun.   Ve maç başladı. Her zaman ki gibi 3 pas yapamayan, orta yapmak için ileriye dahi gidemeyen bir takım vardı sahada. Buna karşılık Hatay oturmuş kadrosu ile son derece akıllı şekilde alan daraltan bir oyun ortaya koyuyordu. Belli ki maç öncesi yapılan "Sırayla Göz Göz" fazlasıyla etkilemişti Hatay'lı oyuncuları. Yoksa ellerini kollarını sallaya sallaya bir galibiyet almamaları için hiç bir sebep yoktu. 3 ön liberolu sistemde top hiç bir şekilde ileri gitmiyor, şişirilen toplar Enes'e değmeden Hatay savunmasında ezilip gidiyordu. Kanatlarda en ufacık bir hareket çaba yoktu. Özgür Hoca'nın ilk müdahalesi maçın 42. dakikasında geldi. Şaban kenara geldiğinde en azından çift forvete döneceğimizi düşünüp sevinmiştik. Taa ki tabelada orta sahadan birinin değil de Mehmet Ayaz'ın numarasını görene kadar. Demek ki sistem şahane işliyordu sol kanat ve ortadan şahane pozisyonlar üretiyorduk ama sağ kanattaydı bütün sorun.   Yazmadan geçemeyeceğim, bence günün en önemli anı ise devre sonuna doğru Hatay'lı orta sahaya oyuncusu kalemize doğru top sürerken Onur Bektaş'ın daha rahat şut çeksin diye adamın önünden çekilmesiydi. Herhalde ben ve kapalı soldaki hiç kimse o anı ömrünün sonuna kadar unutmayacaktır. Multimedia işleri ile ilgilenen arkadaşlar eğer maç görüntülerinden bulabilirlerse o anı, ölümsüzleştirmiş olurlar.   Devre bitti ikinci yarı başladı fakat değişen hiç bir şey yoktu. Sene başından beri söylediğim gibi biz çok kötü bir takımız. Bir kere herşeyden önce bunu kabul edip buna çözüm bulmamız lazım. Sorun Onur'un rakibinin önünden çekilmesi yada suçu Mehmet Ayaz'ın üstüne yıkmak değil. Komple takım olarak kafalar başka yerde. Maçla ilgisi yok kimsenin. Ama öyle bir ligteyiz ki en kuvvetlilerden denen Hatay'a da 1 tane adam akıllı pozisyon vermeden maçı bitirebiliyoruz. Azıcık kendimizi maça versek, azıcık toparlansak açık ara yapacağımız ligte saçmalıyoruz.   Bu arada geçen hafta oyundan çıkana kadar iyi mücadele eden, top yapan, topu ileri götürmeye çalışan bir Adem vardı. 18'de gördük ama sahada göremedik kendisini. Bir de Furkan vardı sol açık. Fena işler yapmıyordu, ortaları idare ederdi. O da yok ortalıkta. Hani bu son dakika aldığımız sol açık nerde, Beşiktaş verir mi ki acaba diye kara kara düşünülen Hasan yok ortalıkta. Cihan 10 dakika oynayabildi de, 20 dakika oynayamaz mıydı. Maçın son dakikalarında ceza sahası çevresinden kullanılan serbest vuruşu maç boyu orta yapamayan Osman değil de Cihan kullansa eğer, ön direğe orta yapılarak heba edilen posizyon daha iyi değerlendirilebilir miydi. Aman neyse, Özgür Hoca varken bizim ne haddimize canım.   Bir söz de tribüne söylemesek herhalde kendimize ayıp etmiş oluruz. 90 dakika takım desteklendi, herşey güzeldi. Ama tarihinde Alsancak Stadı'nda 1 tane şut atmadan maç bitirmemiş bir camiaya, bu anı yaşatanları tribüne çağırmak yakışmadı bize. Yine her zaman yaptığımız hatayı tekrarlıyoruz. Yine desteklemek ile şımartmak arasındaki ince çizgiyi kaçırıyoruz. Yine arada kulaklarının çekilmesi gerektiğini atlıyoruz. Ama rakip Hatay'dı, şöyle güçlü, böyle oturmuş takım demesin kimse lütfen. Biz Göztepe'yiz. Bizim kalecimiz daha maçın başında 30 saniyede aut atışı kullanamaz, bizim takımımız böyle bir seyirci önünde şut çekmeden, pozisyona girmeden maç tamamlayamaz. Bu ruhsuzları diriltmek elbette ki bizim görevimiz katılıyorum ama bu kadar kötü bir oyunun üstüne bunları alkışlamak, yanlarında olduğumuzu göstermekten çok şımartır. Bu kez paçaları sıvalayalım dereyi geçmeden. Yine ıslanmayalım ondan sonra.   3 gün sonra çok zor bir Malatya deplasmanına çıkacağız. Allah yardımıcımız olsun.   Sinan Adamoğlu Göztepeliler.Com   234-650x288

Yorumlar (0)

Yorum Yaz